Üniversitelerin Eğitim-Öğretim Sorunları ve Çözüm Önerileri

Üniversitelerin Eğitim-Öğretim Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu’nda önemli konular konuşuldu.

Üniversitelerin Eğitim-Öğretim Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu’nda önemli konular konuşuldu.

-Ankara Bilim Platformu-

 

Türkiye’deki üniversitelerde başta eğitim ve öğretim olmak üzere, finans, akreditasyon, gerçek manada özerklik, kadrolaşma, adam kayırma, aidiyet, öğretim üyelerimizin motivasyon kaybı gibi çok önemli sorunların varlığının dile getirildiği sempozyum, bu sorunların masaya yatırılıp sıkça tartışılmasıyla çözümlerin üretilebileceği inancıyla Ankara Bilim Platformu tarafından 16 Nisan tarihinde Ankara’da “Ankara Üniversitesi’nde Eğitim-Öğretim Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu” düzenlendi.

Ankara Üniversitesi bağlamında ele alınan sorunların ve çözüm önerilerinin aslında ülkemizdeki hemen her üniversite için geçerli olduğu kaydedildi.

“Üniversitelerimizin içinde bulunduğu sorunların tespit edilerek çözüm yollarının üretilmesini hedefleyen, bu konulara zaman ayıran ve tümüyle gönüllülük esasına dayalı olarak akıl ve bilgi birliği yapan bilim insanlarından meydana gelen bir platform oluşturulması belki de bu konudaki çözümün ilk adımını oluşturacaktır.” diyen Prof. Dr. Necati Örmeci, Ankara Bilim Platformu (ABP)’nun, bu amaçla ve bu konuda fikir yürüten değerli akademisyenler tarafından meydana getirilip çalışmalarını başlattığını ifade etti.

Bu sempozyumun ABP’nun ilk çalışması olduğunu dile getiren Örmeci, Türkiye üniversitelerinden hiç birinin Dünya Üniversiteleri arasında ilk yüz arasında sıraya bile giremeyişinin acı bir durum olduğunu söyledi.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Prof. Örmeci, “Üniversitelerin temel görevleri, bilgiyi üretmek, üretilen bilgiyi yaymak ve üretilen bilgileri topluma mal etmektir. Bugün, üniversitelerimizde gerçek manada bilgi üretiminden bahsedilemez.

Üniversitelerimizde bilgi üretimi yalnızca akademik unvan alabilmek amacıyla kolay ve ucuz tarafından, sıklıkla da batı toplumlarında yapılmış çalışmalara benzeyen çalışmalara dayanmaktadır. Bu çalışmalar için de tümüyle batı toplumlarına bağımlı bir şekilde küçümsenmeyecek paralar ödenmektedir. Aslında bizlere düşen önemli görevlerden birisi, bilim insanlarımızın kendi sahalarında öncelikle Türkiye toplumunun daha sonra evrensel olarak dünya toplumunun problemlerine çözüm üretecek araştırmaları planlamak ve bu sayede toplumlara ışık tutmak olmalıdır.” dedi.

Teknolojideki akıl almaz gelişmelere paralel olarak bilgiye ulaşmanın çok kolaylaştığı son yıllarda bile bilgi toplumlarınca üretilen bilgilerin öğrencilere ve topluma yeterince yayılamadığını gördüklerini belirten Örmeci, “ULAKBİM tarafından yapılan bir araştırmada üretilen bilginin toplum yararına kullanılma oranları Amerika’da %60 civarında iken Türkiye’de bu oran maalesef %1’in altında kalmıştır.” Şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Necati Örmeci, öncelikle “yüreğimizi burkan başka bu durumlara duyarsız kalmamak, çözüm önerileri oluşturmak için” ABP’nun “Üniversitelerimizde başta eğitim ve öğretim olmak üzere, finans, akreditasyon, gerçek manada özerklik, kadrolaşma, adam kayırma, aidiyet, öğretim üyelerimizin motivasyon kaybı gibi çok önemlisorunlar mevcuttur.

Bu sorunların masaya yatırılıp sıkça tartışılmasıyla çözümlerin üretilebileceğine inanıyoruz” diyerek çalışmaya başlayan gayretli bir grup bilim insanıyla yola çıktığını söyledi.

Sağlık bilimleri fakülteleri adına söz alan Prof. Dr. Recep Akdur da öğretimle ilgili ortak sorunların “Öğrencilerle ilgili, Öğretim üyeleri ile ilgili, İdari ve teknik personelle ilgili, Müfredat ve eğitim yöntemleri ile ilgili sorunlar” olmak üzere dört başlık altında incelenebileceğini dile getirdi.

Öğrencilerle ilgili sorunların özünde, biri öğrenci sayılarının fazlalığı, diğeri de öğrenci refahının düşüklüğü şeklinde iki ana sorundan bahseden Akdur, öğrenci sayısının fazlalığının hem alt yapı (derslik, laboratuvar, araç gereç) yetersizliği yaşatıp öğretim kalitesini düşürdüğünü, hem de öğrencilerin mezuniyetten sonra istihdam alanı bulamama endişesiyle motivasyon düşmesine sebep olduğunu belirtti. Başta YÖK olmak üzere tüm ilgili

merciler ile görüşülerek öğrenci kontenjanlarının düşürülmesiyle bu sorunun ortadan kalkabileceğini söyleyen Akdur, öğrenci refahının düşüklüğüyle ilgili olarak da “hijyenik olmayan evlerde ve yoksun bir beslenme ile  yaşamak zorunda kalan öğrenciler, yalnızca

öğrenim başarısını yitirmemekte bazen hayatlarını da kaybetmektedir” dedi.

Akdur, son zamanlarda öğretim üyelerinin özlük haklarında önemli kayıplar oluşması nedeniyle bir yandan hızlı bir öğretim üyesi kaybını oluşurken öte yandan da öğretim elemanlarında ciddi bir motivasyon kaybı oluştuğunu belirtti. Kadro tıkanıklıkları yaşandığını, genç öğretim elemanı yetişmesinin önünün tıkandığını ve akademik piramitin tersine döndüğünü söyleyen Akdur, bilimsel faaliyet ve yayın destekleri yetersizliği ile eğitim faaliyetlerinin yürütülmesinde kişiler arası farklılıklar üzerinde durdu.

Çözüm için, öğretim üyelerinin özlük haklarının geliştirilmesi, kadro tıkanıklıklarının çözümlenmesi, akademik piramitin yeniden olağan şekline dönüştürülmesi, eğitim ve araştırma desteklerinin arttırılması gerektiğini savundu.

Prof. Akdur, teknik ve idari personelin nicel ve nitel olarak son derece yetersiz olduğu, yeterli hâle getirilmeleri gerektiği üzerinde durdu. Müfredat ve eğitim yöntemleri ile değerlendirme esaslarına da değinen Akdur, “müfredat çağdaşlaştırılmalı ve öğretimde çağdaş yöntemlerin payı arttırılmalıdır.

Öğretimde öğretim elemanı da öğrenci de ihmal edilmemelidir” dedi.

Sempozyumda, üniversitelerin hem toplumsal gelişim, hem de ülke kalkınması için büyük önem taşıyan vazgeçilemez değerdeki kurumlar olduğu güçlü, büyük ve çağdaş bir ülke olmanın ön şartının bilgi üreten ve bilim yuvası hâline gelmiş olan üniversitelerin varlığına bağlı bulunduğu ifade edildi. Üniversitelerin, -fonksiyonlarını yerine getirmesiyle- aynı zamanda, demokrasi kültürünün yeşertilmesi ve toplumsal hayatın her alanında yaşatılması amacına da hizmet eden, bundan dolayı da ülke geleceğinin ve toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde oluşturulmasının da sağlanacağının dile getirildiği Sempozyumda, açılış konuşmalarının ardından Ankara Üniversitesi bağlamında ele alınan üniversite sorunları ve çözüm önerileri, fakülte temsilcilerinin tek tek sundukları bildirilerle ele alındı.