Üniversite ve Etik

Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu – Üniversiteler, toplumsal gelişme ve değişmelerde önemli işlevleri olan evrensel nitelikte eğitim verilen kurumlardır.

Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu – Üniversiteler, toplumsal gelişme ve değişmelerde önemli işlevleri olan evrensel nitelikte eğitim verilen kurumlardır.

ÜNİVERSİTE VE ETİK

Üniversiteler, toplumsal gelişme ve değişmelerde önemli işlevleri olan evrensel nitelikte eğitim verilen kurumlardır. Üniversiteler eğitim, bilimsel araştırmalar ve uygulamalı alanlarda doğrudan sunulan hizmetlerle toplumsal işlev görürler. Bu işlevlerin tümünde etik önemli bir yer tutar. Üniversitelerde etik eğitiminin gerekliliği tüm kesimlerde genel olarak kabul görmektedir ama bu eğitimin nasıl olacağına ilişkin öneri, araştırma ve tartışmalar sürmektedir.

Eğiticilerle eğitilenlerin sürekli ve yoğun olarak etkileşim içinde bulundukları üniversiteler, gelecek kuşaklara bilimsel-mesleki kimliklerini kazandıran özel bir eğitim ortamı oluştururlar. Üniversite öğrenimi yalnız bilimsel bilgi ve teknik becerilerin kazandırılmasına yönelik derslerle sınırlı olmamalı, geleceğin bilim insanı ya da evrensel bilimsel meslek mensubu adaylarına toplumsal sorumluluğu ve çağdaş bir ahlaki tutumu benimsetecek bir bilinçlilik kazandırmalıdır. Üniversitelerde eğitim, belirli bazı toplumsal ve psikolojik süreçlerle mesleki bilgilerin aktarıldığı toplumsal bir çevrede gerçekleşir. Burada iki tür öğrenim söz konusudur. Birincisi didaktik olarak derslerden doğrudan doğruya ya da dolaysız öğrenme yoludur. İkincisi de öğretim üyeleriyle, sınıf arkadaşlarıyla, üniversitedeki eğitim sistemini oluşturan ekibin öteki üyeleriyle kurulan ilişkiler yoluyla dolaylı öğrenmedir. Mesleki kimliğin oluşumunda mesleki bilgi birikimi ön koşuldur, bununla birlikte yeterli değildir; meslek mensubunun bilgisini uygularken ve sunarken benimsediği değer ve tutumlar belirleyicidir. Eğitilenlerin mesleki değer ve tutumlarından oluşan mesleki kimliği, kendilerine örnek aldıkları eğiticilerden dolaylı ve çoğu kez de bilinçdışı sezgisel yollarla kazandıkları gözlenmektedir. Üniversitede “hoca” düzeyindeki her hekim, etik değer sistemi açısından karşılaştığı ikilemlerde sorunu çözümlerken kuşkusuz öğrenciye en iyi örneği sergileyecektir. Bununla birlikte her öğrencinin, hocalarının etik dilemmalarda sorun çözümüne tanıklık oranı, rastlantısal ve yetersiz olacaktır. Üniversite öğrencilerinin mesleki etik sorunları ayırt etme, bu sorunlar üzerinde sistemli düşünme ve çözüm yolları üretme ve amacına en uygun davranışı seçme becerisini kazandırma ancak mesleki etik derslerinde uygulamalı sistematik bir programla sağlanacaktır.

Üniversiteler, sadece uygulamaya yönelik teknik bilgi ve beceri ile donanmış kişiler yetiştirmeyi amaçlayan bir meslek yüksek okulu değil, kişilere en üst düzeyde bilimsel bilgi ve beceri ile mesleki değerler sisteminin sunulduğu evrensel yapıda eğitim kurumlarındandır. Üniversitelerin en önemli özelliği bilimsel araştırma ve geliştirme merkezleri olmasıdır. Bu nedenle, üniversite eğitiminin önemli bir parçası bilimsel etik eğitimi olmalıdır. Araştırma ve yayın etiği konusunda öğrencilere verilen eğitimin yanı sıra, öğretim üyelerine yönelik güncel konularda konferans ve paneller düzenlenerek akademik etik açısından tartışma ortamları yaratılmalıdır.

Etik, insan – insan ilişkilerinde açık uçlu sorulara “iyi – kötü” değerlendirmeleri ile yanıtlar bulmaya çalışırken, onun önemli bir bileşeni olan sorumluluk insanla sınırlı tutulmaktaydı. İnsanın sorumluluk alanı biyoetik kavramıyla hayvanlar, bitkiler gibi tüm canlıları kapsarken; çevre etiği ile hava, su gibi tüm bileşenleriyle birlikte ekosistemle olan ilişkisine kadar genişletilmiştir.

Geçmişte değerler felsefesi dar bir mekanda, dar bir zaman diliminde oluşan ikilemleri irdelerken, teknolojideki sınırsız, hızlı ve görünüşte gelişmenin yansımasıyla, günümüzde, gelecek kuşaklar ve evren kavramları da ikilemlerde belirleyen olarak önem kazanmıştır. Çevresel biyoetik anlayışı toplumsal politikalar, çevre sorunları, biyoetik kavramlar ile yakından ilgili olmalıdır. Sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik etik yaklaşımlar çerçevesinde uygulamalı etik, insanların ekosistem ve insan sağlığı ile tekrar bütünleşmesini sağlayacak sürdürülebilir bir toplum oluşturmaya yönelik yönlendirici fikirler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üniversitelerde verilen evrensel eğitimin önemli bir boyutunu etik eğitimi oluşturmalıdır. Üniversitelerde etik eğitiminde toplumsal etik, bilimsel etik ve mesleki etik eğitimi önemlidir. Bu kongre kapsamında multidisipliner yaklaşımla, güncel gelişmeler ışığında ve üniversite ortamında “etik” tartışarak, ülkemizde üniversitelerde etiğin evrilme sürecinde önemli bir kilometre taşı olacak bu etkinlikle evrensel etik yaklaşımları geliştireceğimizi umut ediyorum.

Mültidisipliner Etik Kongresi’ne ulaşmak için tıklayın

Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

Tıp Etiği ve Tıp Tarihi AD Başkanı