Sağlık Araştırmaları Alanında İlk CRO

Sağlık sektöründe uzun yıllar doktor olarak hizmet verdikten sonra Omega Araştırma şirketini kuran Dr. Murat Hayran sektöre verdikleri katkıyı anlattı.

 

Omega neden ve nasıl kuruldu?

Omega Araştırma tıbbi araştırmalar konusunda hizmet veren, bu konuda Türkiye’de kurulmuş ilk şirkettir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1997 yılında yani Omega Araştırma’yı kurduğumuz yıla kadar doçent düzeyinde öğretim üyesi olarak çalışmaktaydım. Yıllardır tıbbi araştırmalar ve tıpta bilgisayar kullanımı, istatistik konusunda çalışmalarım olmuştur. Zaman içerisinde böyle bir hizmetin sağlık alanında ülkemizde çok gerekli olduğunu tıbbi araştırmaların sürekli olarak gelişeceğini fark ettik. Bu nedenle sonunda bu işi üniversite dışında kendi işimiz olarak Omega Araştırma şemsiyesi altında yapmaya karar verdik. 1997 Yılında sözleşmeli araştırma kuruluşu başlığı altında Omega’yı kurduk.

Yaptığınız iş temel olarak nedir?

Yaptığımız iş esas olarak sağlık alanında çoğunlukla doktorlar tarafından yapılan, hemen hemen her zaman doktorlar tarafından yapılan, yapılmakta olan çalışmaların planlanmasından analizine, analizinden yorumlanmasına hatta bunların bilimsel platformda yorumlanmasına ve sunulmasına ve bu konuda makaleler yazılmasına kadar giden çok geniş bir hizmet sektöründe destek hizmeti vermekteyiz.

Ne tür destek hizmetleriniz var?

Doğrusunu isterseniz tıbbi araştırmalar konusunda hekim hasta üzerinde olan işlemler dışında kalan her noktada bir desteğimiz olabilir. Örnekler vereyim, bir araştırmanın planlanması bir ilaç geliştirme çalışmasında yol haritasının hazırlanması, araştırmaların projeye çevrilerek proje başvuru yerlerine dosyaların hazırlanması. Tabi ki günümüzde etik konular çok önemli olduğu için, tıbbi araştırmaların etik yönlerini biz iyi bilmek zorundayız. Teknik yönlerini iyi bilmek zorundayız. Çalışmalar bittikten sonra hem etik hem teknik yönden gerekli başvuruların yapılması…

Çok güçlü olduğumuz bir alan var: bio-istatistik. Ülkemizde son 10 yılda gelişmeye başlamış bir alan. Bu konuda da araştırmaların istatistik analizini yaparak raporlanması ve uluslararası standarda getirilmesi yönünden desteklerimiz oluyor.

Başka ne tür çalışmalarınız bulunmakta?

En faydalı olan yaptığımız çalışma türlerinden bir tanesi de saha çalışmalarıdır ve Türkiye ile ilgili çeşitli önemli sağlık konularında Türkiye’ye ait birçok ilk sayısal veriyi dünya listelerine, Dünya Sağlık Örgütü listelerine, Avrupa Birliği listelerine Türkiye oranları ve Türkiye sorunlarının tanımlandığı çalışma sonuçları olarak verme fırsatımız oldu ve bu yöndeki çalışmaları arttırarak devam ediyoruz. Dünyada yapılabilen çalışmaların benzerlerini ülkemizde de aynı kalitede götürmek çok sayıda yurt dışı yayının doktorlarımız tarafından yapılmasına vesile olmak bize mutluluk veriyor. 1990 yılına kadar Türkiye’den çıkmış tıbbi yayın 1000’den az iken 2000 yılına ulaştığımızda bu 13.500’e 2010 yılına ulaştığımızda 83.500’e ulaşmıştır. Bu parabolik artışın içerisinde emin olun Omega’nın katkısı vardır. Şöyle söyleyebilirim bütün diğer faaliyetlerimizde danışmanlık ve servis faaliyetlerimizin dışında eğitim vermekteyiz. Doktorlara araştırma metodolojisi ve bio-istatistik konusunda eğitim vermekteyiz. Ne boyutta olduğunu söylemek için şu örneği verebilirim. Son 5 yılda 131 programda eğitim vermişiz ve doktorlara küçük gruplar olmakla birlikte 4500 üniversiteler ve eğitim hastanelerinde araştırma yapmakta olan doktorlara bio-istatistik eğitimi vermekteyiz ve doktorlara bireysel olarak da kendi yaptıkları çalışmalarda tez olsun diğer araştırmalar olsun hem planlama hem yazım hem sunum aşamasında yine destek vermekteyiz. İstatistik analiz de yapmaktayız. Bu nedenlerle az önce sözünü ettiğim bu parabolik artışta bir katkımız olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye’de bizzat ben bir çok araştırmaya dahil olmakla birlikte 1997 den beri benim üniversitede 15 yılda yaptığım çalışmaların herhalde bir 10 katını Omega Araştırma şapkası ile başarmış durumdayız. Çalışmalarımızın artarak  devam etmesi en önemli amacımdır.

Hangi kuruluşlara hizmet vermektesiniz?

Müşterilerimiz çoğunlukla ilaç endüstrisi -özellikle uluslararası kökenli- firmalar. Bunun yanı sıra uzmanlık dernekleri üniversiteler ve çeşitli araştırmalara destek veren Tübitak gibi DPT gibi Avrupa Birliği gibi çeşitli proje kaynaklarıdır. Çoğunlukla ilaç geliştirme basamaklarında bazı çalışmalara destek olup bu çalışmaların kalitesini yükselten izleme denetleme faaliyetleri yapmaktayken zaman içerisinde çeşitli projelerde partner olmayı başardık.

Hizmetlerinizi kaç kişilik bir ekiple gerçekleştiriyorsunuz?

Omega kurulduğu zaman bir ortağım vardı. İşe iki ortak ve bir sekreter olarak başlamıştık 1997 yılında. Son yıllarda tam zamanlı personel sayımız 50’nin altına hiç düşmüyor. Çok sevdiğimiz beğendiğimiz bir tarafımız var. Bizim alanımızda belli bir uzmanlık belli bir ihtisas eğitim dahilinde pek mümkün değil. Bir eğitim ocağı gibi yeni mezun gençlere İngilizce bilen, tıbbi ya da para-medikal konularda çeşitli fakülteleri bitirmiş arkadaşlara biz burada iş imkanı veriyoruz ve birkaç yıl içinde işlerinin uzmanı haline gelip bir meslek kazanmış olabiliyorlar.

Alanınızda rekabet ne düzeyde?

Sektörümüz olan araştırma sektöründe sağlık araştırmaları konusunda biz ilk firma olarak birkaç yıl çalıştıktan sonra bizden esinlenerek irili ufaklı bazı başka firmalar da kuruldu ve sonunda yıllar bizi öyle bir noktaya getirdi ki, diğer firmalarla bir araya gelerek Sözleşmeli Araştırma Kuruluşları Derneği’ni kurduk. Bu sıralar ben derneğin başkanlık görevini de yürütmekteyim. Sektörde çalışan uzman sayısının 250’den fazla olduğu bir düzeye ulaşmış olmamız bizi çok onurlandırıyor. Şöyle de bir avantajımız var, bu sektörde çalışan insanların çok önemli bir bölümü vaktiyle Omega’da ilk tecrübelerini kazanmış burada eğitilmiş insanlardır ve aynı kişileri rakibimiz olan ama aynı zamanda da aynı derneğin üyesi olan rakip firmalarda yönetici ve uzman olarak görmek tabi ki bizim çok hoşumuza gidiyor.

Omega Araştırma