Nasıl bir sağlık hizmeti?

Prof. Dr. H. Erdal Akalın

Son yıllarda tüm dünyada “sağlık hizmetlerinde değişimden” bahsedilmekte. Dünya Sağlık Örgütü raporları, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bazı bağımsız kurumlar (Institute of Medicine gibi) ve İngiltere’deki devlet kurumları (NICE gibi) sağlık hizmetlerinde değişimi dikkati çekmekte ve çok önemli raporlar yayınlamaktadırlar. Bu raporların hemen hepsinde bazı ortak noktalar dikkati çekmektedir. Ülkemizde de sağlık hizmetleri sunumu ile ilgili çeşitli kuruluşlar ciddi bazı çalışmalar yapmış ve yapmaktadırlar. Tüm dünyada sağlık hizmetlerinde değişim kaçınılmaz bir hale gelmiştir ve mutlaka köklü değişiklikler olacaktır.

Küresel olarak değerlendirildiği zaman sağlık hizmetinde üç ana amacın olması gerektiği ortaya çıkmaktadır:

1. Herkese gerekli ve uygun hizmeti sunmak,

2. İsrafı elimine etmek ve gerekli hizmeti daha etkin sunmak,

3. Kalite düzeyini iyileştirmek ve klinik uygulamalardaki farklılıkları (variation) azaltmak.

Ekonomik kavramlar içerisinde her zaman hatırlanması gereken sözlerden birisi “istekler sınırsız, ancak kaynaklar sınırlıdır” deyişidir. Bu nedenle sağlık hizmeti sunanların ve bu hizmeti ödeyenlerin (devlet, sigorta kurumları, işveren, v.b.) herkese gerekli ve uygun olan sağlık hizmetini belirlemesi ve bunun sunulmasını sağlaması gerekir.  Sağlık hizmeti kullanımında “fazla kullanım, az kullanım ve yanlış kullanım” en sık karşılaşılan kullanım şekilleridir. Bunların hepsi de sonuç olarak sağlık hizmeti harcamalarında israfa yol açar. Amaç israfı en aza indirmek ve verilmesi gerekli hizmeti en etkin şekilde sunmaktır. Sağlık hizmetlerinde maliyeti ve verilen hizmetin kalitesini etkileyen en önemli faktör, klinik uygulamalardaki farklılıklardır. Hizmet sunumunun belli bir standartta olması hem maliyetteki hem de kalitedeki farklılıkları en aza indirecektir.

Sağlık hizmetinde bir değişimi gerçekleştirebilmek için öncelikle şu üç soruya cevap aramak gerekir: “Sağlık hizmetini nasıl sunuyoruz? Sunulan sağlık hizmetini nasıl değerlendiriyoruz, ölçüyoruz? Sağlık hizmetini nasıl iyileştireceğiz?” Bu sorular sorulduğunda bugün sağlık hizmetinin içinde olduğu sorunlar çok açık olarak ortaya çıkacaktır. Ancak bu soruların sorulması sadece sorunların ortaya çıkmasına yardımcı olmayacak, bazı önemli çözüm yöntemlerinin de tanımlanmasına neden olacaktır.

Institute of Medicine 2001 yılında yayınladığı raporunda sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi için altı öncelikli konuya dikkati çekmektedir:

  1. Daha güvenli sağlık hizmeti sunumu: Özellikle son 5 yıldır tıbbi hatalar, nedenleri ve önleme yöntemleri konuları çok önem kazanmıştır. Hastalara ve tüm sağlıklı kişilere daha güvenli bir sağlık hizmeti sunulması en önemli öncelik haline gelmiştir.
  2. Sunulan hizmetin en etkili tanı, tedavi veya koruyucu yöntem olması: Bugün sağlıklı olma/kalma ile sağlık hizmeti kavramlarının birleştirilmesi gerekmektedir. Toplum ne kadar sağlıklı ise ve sağlıklılık süresi ne kadar uzun ise, toplumun kazancı o kadar fazla olacaktır. Hastalık tanısının ve tedavisinin en etkili yöntemlerle en kısa sürede ve en doğru şekilde (kanıta dayalı) yapılması da israfı en aza indirecektir.
  3. Hasta odaklı sağlık hizmeti: Sağlık hizmetlerinde değişimin özü hasta odaklı olmakla başlamaktadır. Önemli olan hastanın değerleri ve hastanın ihtiyaçlarıdır. Sağlık hizmeti sunanın hastanın ihtiyaçlarını kanıta dayalı şeffaf bir sistemde, hastanın da içinde bulunduğu bir karar verme mekanizması ile çözmesi şarttır.
  4. Hizmetin zamanında verilmesi: Sağlık hizmetine ulaşabilme ve zamanında yararlanabilme yeni sağlık hizmeti kavramının temel taşlarından birisidir.
  5. Sağlık hizmetinde verimlilik: Sunulan hizmetin verimliliğinin ölçülmesi gerekmektedir. İsrafın önlenebilmesi için uygulamalar arasındaki farklılıkların  en aza indirilmesi şarttır.
  6. Sağlık hizmeti sunumunda eşitlik: Sağlık hizmeti sunumunun bölge, cinsiyet, ırk, renk ayrımı yapılmaksızın her ihtiyacı olana eşit olarak sunulması gereklidir.

Bütün bunların sağlanabilmesi için ülkelerin sağlık harcamalarını tekrar gözden geçirmesi, GSMH’nın hiç olmazsa %6-8 ini sağlık harcamaları için ayırması önerilmektedir. Sağlık hizmeti sunumunun ölçülebilir bir sisteme oturtulması ve değerlendirmelerin objektif yöntemlerle yapılması gerekmektedir. Bunun için medikal veri toplama ve bilgi sistemlerinin en kısa sürede, klinik veri ve bilgileri de içerecek şekilde tasarlanması ve geliştirilmesi gereksinimi vardır. Kalite iyileştirme yöntemlerinin belirlenmesi, bunların yaygınlaştırılması ve kamuya sonuçların duyurulması gereklidir. Sağlık insan gücünün yeniden planlanması, sağlık çalışanı olmanın tatmin edici bir hale getirilmesi şarttır. Klinik uygulamalar arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmak için kanıta dayalı hastalık yönetim (disease management) programları kullanılmalıdır. Toplumun sağlıklı kalmasını sağlayabilmek için toplumun sağlığını yöneten (population management) programları geliştirilmelidir. Sonuç olarak, sağlık hizmetlerimizin tekrar gözden geçirilmesi ve uzun bir zamandan beri üzerinde çalışılan projelerin tüm tarafların bir araya getirilerek ve özellikle de “değişim” faktörü dikkate alınarak yeniden ele alınması gerekmektedir.