Klinik Toksikoloji Derneği’nin 16. Kongresi Başladı

Erciyes Üniversitesi’nin (ERÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Klinik Toksikoloji Derneği 16. Kongresi, Kayseri’de başladı.

Erciyes Üniversitesi’nin (ERÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Klinik Toksikoloji Derneği 16. Kongresi, Kayseri’de başladı.

Erciyes Üniversitesi’nin (ERÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Klinik Toksikoloji Derneği 16. Kongresi, Kayseri’de başladı.

ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, Erciyes Mirada Del Lago Otel’de düzenlenen kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, klinik toksikolojinin çalışma alanın genişlediğini, hemen hemen tüm disiplinleri ilgilendiren bir konu haline geldiğini söyledi.

Aşırı ihtisaslaşmanın hem yararı hem de zararı olduğunu vurgulayan Keleştemur, şöyle devam etti:

“Bu konu üzerinde oturup düşünmek lazım. Çünkü, ben endokrin ile ilgileniyorum ama çalışma alanım 1-2 konu. Tabi genel endokrini de bilmek zorundasınız, ders anlatıyorsunuz, öğrenci yetiştiriyorsunuz. Konu genişledikçe bir arkadaşımıza sen troidle uğraş, bir arkadaşımıza diyabetle uğraş diyoruz. Bir müddet sonra diyeceğiz ki otoimmün troid ile uğraş. Bu iyi güzel, kendi alanında çok bilgili insanlar yetişiyor ama bütünden de kopuyoruz. Aşırı ihtisaslaşmayla da böyle bir tehlike var. Fakat, toksikolojiyi de bir yere oturtmak lazım. Eczacılık fakültesinde var, yoğun bakımda var, endokrinde var. Bu nedenle ‘Tıp Fakültelerinde böyle bir bilim dalına ihtiyaç var’ diye düşünüyorum. Bu konuyu epey tartışmak lazım. “

ERÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Güven ise toksikolojinin Türkiye’de ihmal edilmiş bir konu olduğunu savundu.

Toksikoloji alanındaki çalışmaların, sıkıntılara ve bir türlü yerine oturmayan mevzuatlara rağmen gönüllülük esası çerçevesinde sürdüğünü ifade eden Güven, şunları anlattı:

“Toksikoloji çok fazla talibi olmayan, çok fazla ilgi gösterilmeyen bir alan ama aslında çok önemli. Belki de bir ihtisas alanı olması gereken bir konu. Tabi yoğun bakım da bunun bir parçası ama tek bir parçası değil. Toksikoloji birkaç koldan gidiyor. Hayvan çalışmalarını yapanların klinik çalışmalardan haberi yok, klinik çalışmaları yapanların farmakologların, eczacıların yaptığı çalışmalardan haberi yok. Toksikoloji farklı alanlarda herkesin gönüllülükle yürüttüğü bir alan. Bu anlamda derneğin çalışmaları çok önemli tabi ki. Bu çalışmaları bir araya toplamanın, toksikolojiyi ileride bir ihtisas alanı haline getirmek açısından önemli olduğunu düşünüyorum. “

Klinik Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gönüllü, kongreye katkılarından dolayı Prof. Keleştemur’a plaket verdi.

Yaklaşık 80 bilim adamının katıldığı ve “ağır metal zehirlenmeleri, bitki dünyasındaki dost ve düşmanlar, yoğun bakımda zehirlenmeler, pediyatrik zehirlenmeler ile ilaçlar ve genetik” konularının ele alınacağını kongre, 20 Mayıs Cuma günü sona erecek.