İlaçta fiyat indirimlerinin diğer yüzü.

Dünya Gazetesi’nden Nedim Bayraktaroğlu’nun haberine göre, son İlaç Fiyat Kararnamesi ve Sağlık Uygulama Tebliği’yle (SUT) yapılan ilaç fiyat indirimleri sonucunda ilaç şirketlerinde işlerin yürümesi için yeterli bir kârlılık kalmamış hatta birçok ürün için faaliyetlerin zararla sonuçlanacak noktasına gelinmiştir.

Sağlık harcamaları içinde önemli bir yeri olan ilaçlarda fiyat düşüşlerinin ilk bakışta mali bütçeye katkı sağladığı düşünülebilir. Yetkililerin yaptığı açıklamalardan tutarsal olarak ne kadar tasarruf edildiğini hepimiz öğrenmiş olduk. Ancak, bütçedeki olumlu durumun dışında fiyat indirimlerinin ilaç şirketlerinin mali yapısına verdiği zararın ekonomiye ve sosyal hayata nasıl yansıyacağı konusuna değinilmemekte maalesef yapılan değerlendirmelere de kayıtsız kalınmaktadır.

İlaç şirketlerinin piyasaya ilaç tedarik eden basit bir yapı içinde temel faaliyetinin bununla sınırlı olduğunu düşünmek oldukça yanıltıcıdır. İlaç şirketlerinin ekonomiye ve sosyal hayata ne tür katkıları olduğu ve finansal zorluk içinde bu katkılara devam edilebilirliği analiz edildiğinde maalesef ileriye yönelik olumsuz bir tablo görünmektedir.

İlacın tedavideki etkinliğinin doktorlara tanıtımı

Şirketleri “ilacının hastalığın tedavi sürecindeki etkinliği” hakkında doktorlara yönelik bir nevi eğitim mahiyetinde tanıtımlar yapmaktadır. Bu tanıtımlar Sağlık Bakanlığının kontrolünde ve yasal düzenlemesine uygun olarak kongre ve sempozyumlar vasıtasıyla yapılmakta, doktorların bu bilimsel toplantılara katılması için gerekli tüm maliyetlere ilaç şirketleri sponsor olmaktadır.

İlaç şirketlerindeki mali sıkıntılar sebebiyle bu aktiviteler azalırsa, bu boşluğun doldurulması için bu defa sağlık idaresinin ilave maliyetlere katlanması gerekecektir. Aksi takdirde doktorların bilimsel gelişimi için elzem olan bu tür platformlar yapılamayacak duruma gelecektir.

İstihdamın azalması

İlaç şirketleri ilaçlarının tedavi alanlarındaki etkinliklerini yukarıda bahsedilen kongreler dışında donanımlı personeliyle de tanıtmaya çalışmaktadır. Yasal düzenlemelere uygun olarak doktor ziyaretleri yapılarak ilaçların klinik rapor sonuçları doktorlarla paylaşılmakta ilaçların etkinlikleri hakkında teknik bilgi verilmektedir.

Bu tür personel sayısı ilaç şirketlerinin büyüklüklerine göre çok önemli sayılara ulaşmaktadır. İlaç fiyat düşüşleri şirketleri belli bir küçülmeye ve sonuç olarak bu teknik personelin işten çıkarma tedbirleri alınmasına zorlayacaktır. Bu durum hem istihdamı azaltacak hem de doktorlara bilimsel sonuçların ulaşması ektin olarak yürütülemeyecektir.

İlaçların eczanelerde bulunamaması

Son fiyat düşüşüyle birlikte birçok ilaç maliyet bedelinin altında kalmıştır. Böyle bir durumda zarar yapacağını bile bile ilaçlarını satmaya çalışacak ilaç şirketi bulmak nasıl mümkün olacak açıkçası bunun düşünülmesi gereken en hassas konu olduğu kanaatindeyim.

Birçok şirket ilaç maliyetlerini sağlık idaresine bildirerek durumunu açıklamaya çalışıyor ve makul bir karla ilacını satmak için fiyatların tekrar belirlenmesini talep ediyor. Bu başvurulardan bir sonuç alınamazsa maalesef bazı ilaçların piyasadan çekilmesine ya da belli limitler içinde tedarik edilebilme sonucu ortaya çıkabilir.

Eczanelerin finansal zorluklara düşmesi

Hali hazırda büyük çoğunluğu kârlı olmayan eczanelerin bundan sonra finansal durumları daha da kötüleşeceği beklenilmektedir. Tedarik zincirinin nerdeyse en önemli halkasını oluşturan eczanelerin finansal zorluğa düşmesi tüm yapıyı zedeleyecektir.

Sonuç olarak sağlık ve mali idarelerinin ekonomik tedbirler alması kamuyu yakından ilgilendiren ilaç fiyatlarında indirime gitmesi ilk bakışta olumlu bir ortam yaratabilir, ancak bu tür zorlayıcı ve bir sektörün tamamını olumsuz etkileyen tedbirlerin diğer etkilerini de hesaba katmak gerekir düşüncesindeyim.