Hastanelerde avuç okuma dönemi

Hayali muayenelere engel olamayan SGK çözüm için hastanelere avuç içi okuma sistemini getiriyor.

Hayali muayenelere engel olamayan SGK çözüm için hastanelere avuç içi okuma sistemini getiriyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hastanelerde güvenli bir sistemi hayata geçiriyor. Bundan sonra, hastalar ilk etapta kimlik numaralarıyla hastanelerdeki “avuç içi” sistemine kayıt olacak.

SGK hastanelerde güvenli bir sistemi hayata geçiriyor. Bundan sonra, hastalar ilk etapta kimlik numaralarıyla hastanelerdeki avuç içi sistemine kayıt olacak. Hastalar avuç içi damar okuma sistemine, avuç içlerini göstererek kayıtlarını gerçekleştirmiş olacak. Ankara’da şuan sadece Dikmen 29 Mayıs Hastanesi’nde uygulanan bu sistem, 2012 yılından itibaren tüm hastanelerde uygulanmaya başlayacak.
Dikmen 29 Mayıs Hastanesi Bilgi İşlem Uzmanı Ozan Kantar, sisteme dair bilgiler verdi. Kantar, hastaneye gelindiğinde ilk kayıt aşamasından sonra elin sensörün üzerine konulup kaldırıldığını ve işlemin tamamlandığını söyledi. Kantar, “Cihazın üzerine elinizi getirdiğiniz zaman infrared ışınlar sayesinde avuç içindeki damar haritanız çıkıyor. Çıkan damar haritası, kendi içinde kriptolama dediğimiz şifrelenip sayısal verilere çevriliyor. Bu veriler SGK sunucularına gönderiliyor” dedi.

Hastaneye gerçekten gelip gelinmediğinin bu sistemle öğrenilebileceğini anlatan Kantar, “Sistem, sizin bilginiz olmadan herhangi bir hastanede işlem yapılmasını engellemek için kullanılıyor” ifadelerini kullandı. Bugüne kadar 11 bin kişinin kaydının alındığını belirten Kantar, sonuçların başarılı olduğunu, 2012 yılından itibaren de tüm Türkiye’de sistemin kullanıma başlayacağını kaydetti.
Kayıt alındıktan sonra muayene işleminin hastanın elini sensöre bir defa okutmasıyla olacağını anlatan Kantar, “Sizin o kişi olup olmadığınıza dair tanımlamadan sonra bütün işlemler yapılabilecek” diye konuştu. Hastaların sonuçları olumlu karşıladığını ifade eden Kantar, hastalara bu sistemin kendi güvenlikleri için olduğunu anlattıklarını ve hastaların bu sistemi rahatça kullandığını söyledi.
Sistemi deneyen ve hastanede bu sisteme kayıt olmak isteyen bir vatandaş ise, işlerin daha kolaylaştığına ve çabuklaştığına dikkat çekti.

ELİNİ OKUTMADAN MUAYENE YOK

Sistem, örneğin Hakan Fert isminde bir kişi için damar yapısı ve damar içi kan yapısına göre oluşturulan bir algoritma oluşturuyor. Sayılar ve harflerden meydana gelen bu şifre Hakan Fert isimli hastanın muayene olabilmesi için canlı olan sağ elini mutlaka okutması anlamına geliyor. Hasta Ankara’daki hastaneye de gitse, Hakkari’deki hastaneye de gitse sağ elini okutması ve sistemin tanıması gerekiyor.

ÇOCUK VE ACİL HASTALAR MUAF

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Kardiyoloji Servisi ile Türkiye Diyanet Vakfı Özel 29 Mayıs Hastanesi’nde pilot olarak uygulanan sisteme hastalar alıştı. Biyolojik şifre verilen hasta sayısı ise 13 bin kişiye ulaştı. Bu kişilerin yerine başkalarının tedavi olabilmesi ise imkansız hale geldi.

Bir kişi hastaneye gittiğinde doktordan muayene sırası alabilmek için sağ elini okutmak zorunda. Okuttuğu elini sistem tanımıyorsa ve kimlik numarasıyla eşleşmiyorsa provizyon alınamıyor. Böylece başkasının sigortasıyla muayene olabilmek tarihe karışıyor. Ancak çocuk ve acil hastalara tedavi için avuç içi okutma şartı koşulmuyor.

HASTANE, ECZANE VE OPTİSYENLERE YAYGINLAŞACAK

SGK’nın yakından izlediği pilot uygulamanın sonuçları sistemin sıkı takip yaptığını ortaya koydu. Kurum, 2012’den itibaren önce özel ve üniversite hastanelerine, arkasından eczane ve optisyenlere avuç içi damar okuma cihazlarını koyacak. Böylelikle 50 milyondan fazla sigortalı sistemde şifrelenerek yerini alacak.

medyarazzi