Erciyes Üniversitesi Araştırma Görevlilerinde Uyku Sorunları ve Uyku Kalitesinin Değerlendirilmesi

ÖZET:

Amaç: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde (EÜTFH) uzmanlık eğitimi alan araştırma görevlilerinin uyku kalitesinin tespit edilmesi ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.

ÖZET:

Amaç: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde (EÜTFH) uzmanlık eğitimi alan araştırma görevlilerinin uyku kalitesinin tespit edilmesi ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Materyal Metot: Bu araştırma  Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde (EÜTFH) uzmanlık eğitimi alan 424 araştırma görevlisinden  %70 örnekleme ile  297 tanesine ulaşılması hedeflenmiş, bu kişilerin 260’ına (%88) ulaşılabilmiştir.

Bulgular: Araştırmamıza katılan 260 araştırma görevlisinin %61,6’sı erkek % 38.4’ü kadın, yaş ortalamaları; 24-30 yaş arası %72.3,  31-35 yaş arası %19.6, 36 ve üstü %6.3’tür. Araştırmamız sonucunda elde edilen verilere göre bölümünden memnun olanlar-olmayanlar (p<0,01), Baş ağrısı         olanlar -olmayanlar  arasında, uyumadan önce yemek yeme alışkanlığı olup olmaması, Gece uykudan uyanıp yemek yeme alışkanlığı olup olmaması, Geceleri aşırı soğuk olup olmamasının uyku kalitesini etkilediği, gündüz uyku alışkanlığının ve gece nefes durmasının da anlamlı oluğu elde edilmiştir. Ayrıca aylık nöbet sayısının 5’in üzerinde olup olmaması, BKİ’ne göre ise zayıf -normal veya şişman olması, bunun la birlikte çocuğu olup olmaması da uyku kalitesini etkilemesi açısından anlamlı bulunmuştur (p<0,05)

Sonuç: Düzenli uyku özellikle hekimler açısından çalışma performansını yakından etkilemektedir. Basit denebilecek bir takım önlemlerle hekim performansını artırmak mümkündür. Bu önlemlerin başında çalışma sürelerinin düzenlenmesi, nöbet sırasında dinlenme ortamlarının düzenlemesi, nöbet sonrası ise yeterli istirahat olanağının sağlanması gelmektedir.

Anahtar kelimeler: Araştırma görevlisi, Uyku, Uykusuzluk, Yaşam Kalitesi. Uyku ölçeği

GİRİŞ ve AMAÇ

Uyku beynin bir fonksiyonudur. Hiçbir hayati organın tamamen durmadan, hatta belli beyin bölümlerinin daha fazla çalışırken, vücudun diğer bölümlerinin istirahata sevk edildiği bir haldir. Gün boyu insanlar yaşlanır, fakat uyku sırasında gençleşirler. Uyku problemleri genellikle stresten ve düzensiz bir yaşam tarzından kaynaklanır. Ayrıca çevre faktörleri de problem oluşturur. Uzun ve değişen çalışma saatleri ve nöbetler doktorların kariyerleri boyunca sık karşılaştıkları durumlardır. Bu şartlar uyku kaybına, gün içindeki işlevlerin bozukluğuna ve yorgunluğa neden olmaktadır (Howard  ve ark. 2002).

Uykusuzluğun doktorların performansını nasıl etkilediği halen tartışmalı bir konudur (Howard ve ark. 2003).Örneğin Anestezi asistanlarında yapılan bir araştırmada asistanların öznel yorgun­luk, stres hissi, uyku süresi ve uyku kaliteleri değerlendirilmiş. Anestezi doktorları çoğunlukla şiddetli, kronik uyku kaybı ve uyku düzeninde bozulmaya sebep olan uzun vardiyalarla çalıştıklarından hem iş yükü hem de uyku ihtiyacının etkisi ile dikkat azalması, yargılamada bozukluk ve karar vermede gecikmeler olduğu anlaşılmıştır. Anestezi asistanlarının gün içerisinde narkolepsi hastalarındakine benzer düzeyde uykulu oldukları bildirilmiştir. Bu halin dinlenme ve uyku ile tam düzelmediği, uykularının sık bölündüğü ve derin uykunun azaldığına dikkat çekilmiştir (Howard ve ark. 2003)

Sağlıklı yetişkinler gecede ortalama  5 saatten az uyuduklarında, bilişsel performans düşmeye başlar. Hem kısa dönem hem de uzun dönem uyku bozukluğuna bağlı olarak, anlatım ve problem çözme yeteneklerinde de azalma görülmektedir. Öğrenmedeki beceri de, uyku düzensizliğinde % 50’ye kadar azalabilmektedir (Veasey ve ark. 2002).

Uykusuzluğu etkileyen faktörler

Uykusuzluğu etkileyen veya ortaya çıkaran etmenler, şöyle sıralanabilir:
– Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde alışkanlığı,
– Yüksek tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve bazı grup ilaçlar,
Psikolojik etmenler (kişinin huzursuz ve kaygılı olması, gerginlik, stres hali, endişeli olması),
– Birtakım nörolojik hastalıklar (huzursuz bacaklar sendromu gibi),
– Uykunun kalitesini etkileyen durumlar (kabus, uyku apne sendromu gibi).

AMAÇ

Bu çalışmada temel, dahili ve cerrahi bölümlerde çalışan araştırma görevlilerinin uyku sorunlarını ve uyku kalitelerini sosyo-demografik özellikleriyle birlikte değerlendirmek amaçlanmıştır.

MATERYAL VE METOT

Bu araştırma 2011 yılı Ocak-Şubat dönemi Halk Sağlığı Stajı yapan Güldüoğlu TSM intern doktorları tarafından yapılmıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde (EÜTFH) uzmanlık eğitimi alan 424 araştırma görevlisinden  %70 örnekleme ile  297 tanesine ulaşılması hedeflenmiş, bu kişilerin 260’ına (%88) ulaşılabilmiştir. Araştırma görevlileriyle  yüz yüze görüşülerek 43  soruluk  anket (34 soruluk sosyo-demografik özellikler ve 9 soruluk Pittsburgh uyku kalitesi ölçeği)  uygulanmıştır. Anketin uygulandığı süre içinde çeşitli nedenlerle görevde olmayan (izin, rapor, kongrede görevli vb. ) 12 araştırma görevlisine ulaşılamamış ve 25 araştırma görevlisi görüşmeyi kabul etmemiştir. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 15.0 programı kullanılarak değerlendirilmiş, istatistik analizlerde ki-kare testi kullanılmış ve p <0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir.

BULGULAR

TABLO 1: Araştırma grubunun çeşitli tanımlayıcı özelliklerine göre dağılımı

Sayı

Yüzde

Cinsiyet

Erkek

159

61,6

Kadın

99

38,4

Yaş

24-30

188

72,3

31-35

51

19,6

36 ve üstü

16

6,2

Evlilik durumu

Evli

148

56,9

Bekar

111

43,1

Sağlık durumu

İyi

206

79,2

Orta

51

19,6

Kötü

3

1,2

Ekonomik durum

İyi

155

59,6

orta

93

35,8

Kötü

12

4,6

Görev yaptığı yer

Temel

24

9,2

Dahili

144

55,8

Cerrahi

91

35,0

Araştırmamıza katılan araştırma görevlilerinin %61.6 (159)’sı erkek, %38.4 (99)’u kadındır.

Yaş olarak bakıldığında ise:

24-30 yaş arası %72.3

31-35 yaş arası %19.6

36 ve üstü %6.3’tür.

Anketimize katılanların %56.9’u evli, %43.1’i bekar olup, katılanların %79.2’si sağlık durumunu genel olarak iyi, %19.6’sı orta ve 1.2’si kötü olarak belirtmiştir.

Katılımcılarımızın ekonomik durumlarını değerlendirdiğimizde ise %59.6’sı iyi, %35.8’i orta ve %4.6’sı kötü olarak bulunmuştur.

Araştırma görevlilerimizin görev yerlerine baktığımızda ise %9.2 ile (en az) temel bilimler, %55.8 ile (en fazla) dahili bilimler ve kalan %35’inde ise cerrahi bilimler olduğu görülmüştür.

TABLO 2: Sosyo-demografik değişkenlere göre uyku kalitesinin sınıflandırılması.

Değişkenler

Kötü uyku

İyi uyku

Ki kare

P

Sayı

%

Sayı

%

Yaş

25-30

66

35,3

122

64,7

5,882

0,117

31-35

21

42,1

30

57,9

36 ve üstü

9

58,8

7

41,2

Cinsiyet

Erkek

72

45.3

87

54.7

0,017

0,895

Kadın

44

44.4

55

55.6

Evlilik Durumu

Evli

67

45,3

81

54,7

0,001

0,971

Bekar

50

45,0

61

55,0

Araştırmamıza göre 25-30 yaş aralığındakilerin  %35,3’ü, 31-35 yaş aralığındakilerin  %42,1’i ve 36 ve üstündekilerin ise %58,8’i kötü uyku kalitesine sahip görünmektedir ancak bu durum anlamlı bulunmamaktadır.( p=0,117)

Cinsiyet olarak değerlendirdiğimizde ise;

Erkeklerin %45.3’ü ve kadınların %44.4’ü kötü uyku kalitesine sahip görülmektedir ancak bu durum da  istatistiki olarak anlamlı görünmemektedir. .( p=0,895)

Katılımcılarımızı cinsiyet yönünden değerlendirdiğimizde ise evlilerin %45,3’ü, bekarların ise %45’i kötü uyku kalitesine sahip görülmektedir ancak bu durum da anlamlı olarak görülmemektedir. (p=0,971)

Cep telefonu kullanma süresi

0-30 dakika

45

44,1

57

55,9

0,129

0,798

30 dakika ve üstü

71

46,4

82

53,6

Hanedeki kişi sayısı

Yalnız yaşıyor

16

35,6

29

64,4

2,121

0,145

Birden fazla kişi

102

47,4

113

52,6

Yatakta tv izleme

Her gece

7

43,8

9

56,3

1,054

0,590

Bazen

48

49,5

49

50,5

Hiçbir zaman

63

42,9

84

57,1

TABLO 3: Kişisel özellikler ve alışkanlıklara göre  uyku kalitesinin sınıflandırılması.

Gece uyanıp yemek yeme

Her gece

3

60.0

2

40

15.057

0.001

Bazen

41

66.1

21

33.9

Hiçbir zaman

74

38.3

119

61.7

Uyumadan önce yemek yeme

Her zaman

6

50

6

50

18.073

0.000

Bazen

81

56.6

62

43.4

Hiçbir zaman

31

29.5

74

70.5

Cep telefonu kullanma süresine göre baktığımızda:

0-30 dakika kullananların %44,1’i, 30 dakika ve üstü kullananların %46,4’ü kötü uyku kalitesine sahip görünmektedir ancak bu durum anlamlı olarak bulunmamıştır. (p=0,798)

Hanedeki kişi sayısına baktığımızda:

Yalnız yaşayanların %35,6’sı, Birden fazla kişi olanların ise %47,4’ünün uyku kalitesi kötü olarak görülmüştür ancak bu durum anlamlı bulunmamıştır. (p=0,145)

Yatakta tv izlemeye göre değerlendirdiğimizde:

Her gece izleyenlerin %43,8’i, Bazen izleyenlerin %49,5’i ve Hiçbir zaman izlemeyenlerin %42,9’u kötü uyku kalitesine sahip olarak görünmektedir ancak bu durum anlamlı bulunmamıştır. (p=0,590)

Gece uyanıp yemek yeme durumuna göre değerlendirdiğimizde:

Her gece yiyenlerin %60’ı, bazen yiyenlerin %66,1’i ve Hiçbir zaman yemeyenlerin ise %38,3’ü kötü uyku kalitesine sahip olarak görünmekte olup istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur.  (p=0.001)

Uyumadan önce yemek yeme alışkanlığına göre değerlendirdiğimizde:

Her zaman yiyenlerin %50’si, bazen yiyenlerin %56,6’sı ve hiçbir zaman yemeyenlerin % 29,5’i kötü uyku kalitesine sahip görünmektedir ve bu sonuç anlamlı olarak değerlendirilmiştir. (p=0.000)

Çalışma koşullarına göre uyku

Bölüm memnuniyeti

Memnun

63

36.2

111

63.8

21.676

0.000

Memnun değil

23

53.5

20

46.5

Kararsız

32

74.4

11

25.6

Görev yaptığı yer

Temel

6

25,0

18

75,0

4,421

0,110

Dahili

67

46,5

77

53,5

cerrahi

44

48,4

47

51,6

Nöbet sayısı (ayda)

5’in altı

21

28

54

72

12.852

0,00

6 ve üstü

97

52.4

88

47.6

Araştırma görevlilerinin görev yaptığı yere göre uyku kalitesini değerlendirdiğimizde:

Temel’de görev yapanların %25’i, Dahili bölümlerdekilerin %46,5’i ve Cerrahi bilimlerdekilerin %48,4’ü kötü olarak bulunmuş olup anlamlı olarak değerlendirilmemiştir. (p=0,110)

Ayda tuttukları nöbet sayısına göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde ise:

5’in altındakilerde %28, 6 ve üstündekilerde ise %52,4 olarak kötü bulunmuş olup anlamlı olarak değerlendirilmiştir. (p=0.000)

Bölüm memnuniyeti açısından uyku kalitesi değerlendirildiğinde ise:

Memnun olanların %36,2’si, Memnun olmayanların %53,5’i, kararsızların ise %74,4’ ünün kötü olduğu bulunmuş olup bu durum anlamlı bulunmuştur. (p=0.000)

Sağlık durum ve özelliklerine göre uyku kalitesi

Baş ağrısı

Olanlar

78

62.4

47

37.6

28.120

0.000

Olmayanlar

40

29.6

95

70.4

Horlama

Evet

48

51,6

45

48,4

2,266

0,132

hayır

70

41,9

97

58,1

Eklem ağrısı

Olanlar

50

74.6

17

25.4

31.138

0.000

Olmayanlar

68

35.2

125

64.8

Beden kitle indeksi

Zayıf

4

66.7

2

33.3

9.005

0.029

Normal

59

38.3

95

61.7

Az şişman

46

52.9

41

47.1

Çok şişman

6

75

2

25

Baş ağrısına göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde

Olanların %62,4’ünde ve olmayanların  %29,6’ünde kötü olarak bulunmuştur. Bu durum anlamlı olarak değerlendirilmiştir. :: p=(0.000)

Horlama durumuna göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde horlayanların %51,6    horlamayanların   %58,1 i kötü olarak bulunmuştur. Bu durum anlamsız olarak değerlendirilmiştir  p=(0,132)

BKİ ne  göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde

Zayıfların  %66.7  i   normallerin %38.3 ü   hafif şişmanların  % 52.9 u  ve çok şişmanların  %75 i kötü olarak bulunmuştur. Ardaki ilişki anlamlı bulunmuştur.  :: p=(0.029)

Eklem ağrısına  göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde::

Olanların %  74.6 sı olmayanların  %35.2 si  kötü olarak bulunmuştur. Bu fark anlamlı kabul edilmiştir.  p=(0.000)

TARTIŞMA

Gece uyanıp yemek yeme durumuna göre değerlendirdiğimizde:

Her gece yemek yiyenlerin hiçbir zaman yemeyenlere göre daha kötü uyku kalitesine sahip oldukları görülmekte olup istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.  (p=0.001)Ayrıca BKİ ne  göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde  Zayıfların  %66.7  i   normallerin %38.3 ü   hafif şişmanların  % 52.9 u  ve çok şişmanların  %75 i kötü uyku kalitesine sahip olarak bulunmuştur. Aradaki ilişki anlamlıdır. p=(0.029)

Daha önce yapılan araştırma sonuçlarına göre de obezite ile uyku bozuklukları arasında ciddi bir bağlantı kurulmuş olup, aynı zamanda uykusuzluğun da obeziteyi tetiklediğini düşünmekteyiz.

Ayda tutulan nöbet sayısına göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde ise:

5’in altında tutanlar ile üzerinde tutanlar arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu konuda direk uyku kalitesine yönelik yapılan çalışma yapılmamış olup, iş memnuniyeti ile alakalı çalışmalar yapılmıştır. Bu iki durumun ilişkili olması ihtimali ile 5’in üzerinde tutulan nöbet uyku kalitesini düşürmek yoluyla iş memnuniyetsizliğini de ortaya çıkarmış olabilir.

Çalışılan bölüm açısından uyku kalitesi değerlendirildiğinde ise:

Çalıştığı bölümden memnun olmayanların diğer gruba göre daha kötü uyku kalitesine sahip olduğu bulunmuş olup bu durum anlamlı bulunmuştur. (p=0.000) Bu konuyla alakalı yapılan bir çalışmaya erişemedik ancak yine bu konuyu da iş memnuniyetiyle ilişkilendirip, bölümünden memnun olanların kalitesiz uyku düzenine sahip olmasına rağmen zorluklarla daha rahat başa çıkabildiklerini değerlendirdik.

Baş ağrısına göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde

Olanların %62,4’ünde ve olmayanların  %29,6’ünde kötü olarak bulunmuştur. Bu durum anlamlı olarak değerlendirilmiştir. p=(0.000) Ve yine eklem ağrısına  göre uyku kalitesi değerlendirildiğinde

olanların %  74.6’sı,  olmayanların  %35.2’si  kötü olarak bulunmuştur. Bu fark anlamlı kabul edilmiştir.  p=(0.000)

Bu konuda yapılan birçok araştırmada da bulunduğu üzere, uykunun özellikle Non-rem döneminin kısalması ağrılarla ilişkilendirilmiş aynı zamanda ağrının da uyku kalitesini olumsuz etkilediği görülmüştür. Yapılan çalışmalarda ayrıca, kullanılan ağrı kesicilerin de uyku kalitesini olumsuz etkilediği bulunmuş ancak bizim verilerimizde bu bilgi olmadığı için değerlendirme yapılamamıştır.

Araştırma görevlilerinin görev yaptığı yere göre uyku kalitesini değerlendirdiğimizde:

Temel’de görev yapanların %25’i, Dahili bölümlerdekilerin %46,5’i ve Cerrahi bölümlerdekilerin %48,4’ü kötü olarak bulunmuş olup anlamlı olarak değerlendirilmemiştir. (p=0,110)  Biz araştırmamızın başında cerrahi servislerdeki araştırma görevlilerinin daha kalitesiz uykuya sahip olabileceğini öngörüyorduk ancak bu durumu hem dahili branşlarda da ağır nöbet şartlarının olması, hem de cerrahi asistanlarına yeterince ulaşamamıza bağlıyoruz.

Daha önceki araştırmalarda cep telefonu kullanılmasıyla uyku kalitesizliği arasında anlamlı bağlantı kurulmuş olup bizim sonuçlarımıza göre bulunamamıştır.

Yine birçok çalışmada da gösterildiği üzere cinsiyetle uyku kalitesizliği arasında anlamlı bir fark elde edilememiştir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Yaptığımız çalışmada,cinsiyet,yaş,medeni durum baz alındığında ve yemek yeme alışkanlığı,tv izleme,nöbet sayısı,baş ve eklem ağrsı,cep telefonu kullanma,BKİ,hanedeki kişi sayısına göre incelendiğinde,sadece yemek yeme alışkanlığı,BKİ ve eklem ağrısı ile orantılı uyku problemleri saptanmış ve sonuçlarımız anlamlı bulunmuştur.

Tekrar söyleyebiliriz ki,düzenli uyku özellikle hekimler açısından çalışma performansını yakından etkilemektedir. Basit denebilecek bir takım önlemlerle hekim performansını artırmak mümkündür. Bu önlemlerin başında çalışma sürelerinin düzenlenmesi, nöbet sırasında dinlenme ortamlarının düzenlemesi, nöbet sonrası ise yeterli istirahat olanağının sağlanması gelmektedir..bu çalışmaya göre sonucumuz şudur ki,asistanlarımızda uyku problemi yok,uyumak için yeterli zaman ayıramama problemi vardır..

KAYNAKLAR

1-Howard SK, Gaba DM, Rosekind MR ve ark. (2002) The risks and implications of excessive daytime sleepness in resident physicians. Acad Med, 77: 1019-1025.

2-Howard  SK, Gaba DM, Smith BE ve ark. (2003) Simulation study of rested versus sleep- deprived anesthesiologists, Anesthesiology, 98:1345-1355.

3-Veasey S,  Rosen R,  Barzansky B ve ark. (2002) Sleep loss and fatigue in residency training. JAMA, 288: 1116-1124

4- Yasan A, Essizoglu A, Yalçın M, Özkan M. Bir Üniversite Hastanesinde Çalısan Arastırma Görevlilerinde İs Memnuniyeti, Anksiyete Düzeyi ve İliskili Etmenler

5-Özyurt A, Hayran O, Sur H. Predictors ofburnout and job satisfaction among Turkishphysicians. Q J Med, 2006; 99:161-169.

6-Akgül A, Çevik O. İstatistiksel Analiz Teknikleri, Ankara,Emek Ofset, 2003

7- Vardar S.A, Öztürk L,Vardar E, Kurt C. Ergen sporcu kızlarda egzersiz yoğunluğu ve öznel uyku kalitesi ilişkisi

8-Onen SH, Onen F, Courpon P et al. How pain and analgesics disturb sleep. Clin J Pain 2005; 21:422-31.

9-Ağargün MY, Kara H, Anlar O (1996)Pittsburgh uyku kalitesi indeksinin geçerliğive güvenirliği. Türk Psikiyatri Dergisi 7: 107-15.

10-Doğan K, İlhan MN, Aygün R. Üçücü basamak çalışanlarında tükenmişlik: Etkili kişisel ve mesleksel etmenler. MN Dahili Tıp Bilimleri 2006;1(3-4):178-84.

11-İlhan MN, Tüzün H, Ceyhan MN, Maral I, Aygün R. Aynayı kendine doğrultmak: Bir tıp fakültesi araştırma görevlilerinde kişisel özellikler ve çalışma koşullarına ilişkin değişkenlerin tükenmişlik sendromu ile ilişkisi. Toplum ve Hekim Dergisi2005;20(6): 455-462.

12-Balikci K, Balik D, Ozcan I.C, Balik H.H Günlük Cep Telefonu Kullanımının İnsan Sağlığına Olan Etkilerinin İstatiksel Olarak Araştırılması

13-Kurçer MA. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi hekimlerinin is doyumu ve tükenmislik düzeyleri. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2005; 2:10-15.

Sağlık araştırmalarında yılların deneyimi