Editörden-Sayı 2

Değerli okuyucular,

Sağlık Ekonomisi dergisinin ilk sayısına aldığımız olumlu geribildirim ve destek mesajlarınız, ileriki sayılarımızda dergimizi daha da zengin ve çeşitli bir içerikle geniş kitlelere ulaştırıp, kalıcı kılma konusunda bizleri umutlandırdı.

Gerçekten de ülkemiz için daha çok yeni sayılabilecek bu konunun doğru anlaşılıp uygulanması, kaynaklarımız doğrultusunda sağlık hizmetlerinin en verimli şekilde verilmesi yoluyla toplum sağlığımızın geliştirilmesi hedefine ulaşmamızda anahtar bir görev üstlenecektir.

Bizler bu maceraya başlarken, amacımızın sağlık ekonomisinin belli konularında uzmanlaşmış teknik bir kitle ya da belirli bir sektör ile kısıtlı kalmayıp, bu sistem içinde sağlık ekonomisini geniş anlamda kullanan farklı akademik dallara ve farklı sektörlerde çalışanlara ulaşmak olduğunu belirtmiş ve ilk aşamada sağlık ekonomisi alanında bilimsel bir tartışma ve gelişme platformu gereksinimini bu dergi ile bir ölçüde karşılamayı hedeflemiştik. Bu amaç doğrultusunda ilk sayımız 2.000 adet basılıp abonelerimize ve sponsorlar aracılığı ile üniversitelerin ilgili bölümlerine, tabip odalarına, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerine dağıtıldı.

İkinci sayımızda hem Türkiye’den hem de dünyadan güncel konuları kapsamaya çalıştık. Bu yaz, sigaranın topluma açık yerlerde yasaklanması konusu ülkemiz gündemini meşgul eden konular arasındaydı. Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Dilek Aslan sigara alışkanlığının bireylere ve topluma getirdiği ekonomik yükü bir halk sağlığı uzmanı gözüyle değerlendirdi. Yine bu yaz dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de gündemin en önemli maddelerinden birisini sağlık sisteminin yeniden yapılanması ve devletin sistem içerisinde daha aktif bir rol alması ile sonuçlanabilecek köklü reform önerileri oluşturuyordu. Gelişmiş ülkeler arasında sosyal sigorta sisteminin evrensel olarak tüm bireyleri kapsamadığı birkaç örnekten biri olan ve sağlık sistemine diğer ülkelerden çok daha fazla kaynak ayırdığı halde bu harcamanın sağlık ve refah ölçülerine yansımaması nedeniyle sıkça eleştirilen ABD sağlık sisteminde, önümüzdeki birkaç ay içerisinde belki de son yüzyılın en köklü değişikliklerine tanık olabiliriz. Bu süreç içerisindeki tartışmalarda sağlık ekonomisi kavramları, değere bağlı karar verme yöntemleri ve sağlık teknolojisi değerlendirmeleri konularının sıklıkla öne çıkması da sürpriz olarak karşılanmamalı. Bu ilginç yeniden yapılanma sürecinde gözlemleyeceğimiz başarılı ya da başarısız uygulamalar, şüphesiz ülkemizde ve dünyadaki diğer sağlık sistemlerinde çalışanlar için kendi sistemlerinde istenen verimliliğin sağlanması adına hayata geçirilecek uygulamaları başarılı kılma açısından önemli ipuçları sağlayacaktır. Burada verimlilikten kasıt finansal kazanç değil, yine kaynakların en iyi şekilde kullanılıp, bu kaynaklar dahilinde sağlık göstergelerini en yüksek düzeye çıkarmak olarak algılanmalıdır. Bu güncel konudan yola çıkarak, dergimizin bu sayısında ABD’deki Michigan Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Onur Başer bu ülkenin perspektifinden değere bağlı sağlık sistemi uygulamalarını özetledi. İleri sayılarımızda da sadece ABD’den değil, diğer ülkelerden de sağlık ekonomisi ile ilişkili uygulamalara değinerek, ülkemiz şartlarında başarılı olabilecek uygulamaların geliştirilmesindeki bilimsel tartışmalara yardımcı olmayı umuyoruz.

Tüm bunlara ek olarak sağlık ekonomisinde sıklıkla kullanılan yöntemleri de fazla teknik detaya girmeden özetlemeyi ve bu sayede konuyla yeni ilgilenmeye başlayıp da metodoloji konusunda Türkçe kaynak sıkıntısı çeken arkadaşlarımıza faydalı olmayı amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda bu sayımızda Omega grubundan Berk Özdemir karar analiz yöntemlerini özetledi.

Beğenerek okuyacağınız ümidiyle,

Doğan Fidan