Biyomedikal Kalibrasyon Bilişimi

Biyomedikal Kalibrasyon Bilişimi – Yeter Akmeşe

 

Özellikle son dönemde sağlık gündemimize giren kalite ve akreditasyon çalışmaları, kalibrasyona verilen önemi de doğru orantılı olarak artırmaktadır. Kalibrasyon bilinci oluşmuş hastaneler, kalibrasyonun önemini iyi bildiklerinden, hatalı ölçüm yapan bir cihazın teşhis ve tedavi sürecini olumsuz yönde etkilemesi sebebi ile sağlık gibi geri dönüşü zor olan bir sektörde nelere mal olacağını bildikleri için kalibrasyon yaptırma noktasında hassas davranmaktadırlar.

Doğru teşhis doğru tedaviyle sonuçlanır. Doğal olarak hasta memnuniyetinin yanı sıra maliyette düşüşlerde söz konusudur. Teşhis koymak için çıkan sonuca göre farklılıklar olduğunda hekim birden fazla tetkik yöntemine başvurmaktadır. Bu da hastayı yormakta, maddi açıdan külfeti artırmaktadır. Yaşam kurtarıcı cihazlar için düşünüldüğünde maddi kayıp ve en kötü ihtimal olan hayati kayıp söz konusu olabilmektedir.

     Düzenli olarak kalibrasyonu yapılan, bakım ve onarımları aksatılmayan tıbbi cihazlar hem kullanıcıya hem hastaya gerekli olan güveni sağlarken, kalibrasyon ve bakımları düzenli yapılmayan cihazlar hasta ve kullanıcı sağlığını her geçen gün dozunu biraz daha artırarak tehdit eder hale gelecektir.

     Kalibrasyonda Denetimsel Yönetim Sistemi ile kalibrasyona tabi tıbbi cihazların kalibrasyon sürecine katılıp katılmadığının kullanıcı kuruluşlar tarafından takibinin yapılıp, otomasyonda uyarı sistemi yardımıyla kuruluşların bağlı olduğu otorite merkezleri tarafından kalibrasyon zamanı gelen tıbbi cihazlara kalibrasyon ölçümlerinin yaptırılması sağlanır (1).

Kurulan otomasyon sistemi ile bir sağlık kurumunun bünyesinde, herhangi bir anda hangi tür cihazdan ne miktarda (adette) olduğu tespit edilebilir. Bu niceliklerdeki zamanla gerçekleşen artma ya da azalmalar takip edilir ve ihtiyaca göre dengelenir. Sistemin istatistikler kısmında bu bilgilere güncel olarak ulaşılır. Çünkü bilginin alındığı ortam sürekli güncel bilgi barındıran veritabanı ortamıdır.

Bilgilerin girilmesi, gerektiğinde güncellenmesi, sorgulanması başka hiçbir sistemde veritabanı ve onun programlanmasının sağladığı kadar pratik olarak yapılamaz. Örneğin bu bilgilerin bir metin dosyasında tutulması halinde, bilgilerin dosya içinde düzenlenmesi sorun teşkil edecektir. Dosya boyutu çok büyüyecek ve sistemi yavaşlatacaktır.

Tıbbi Cihaz Kalibrasyonun hizmet sunumu, markalaşma ve toplam kalite üzerindeki etkisi toplumun sağlık hizmeti alımındaki memnuniyetini etkilediği izlenmektedir. Sağlık kuruluşlarında teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan tıbbi cihaz ve sistemlerin üretici tarafından belirlenen standartlar dahilinde çalıştığının test ve kontrol edilmesi bu cihazlar ile yapılan teşhis ve tedavi işlemlerinin doğru ve etkin olabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Tıbbi cihazların teşhis ve tedavi fonksiyonlarını yerine getirirken kullandıkları çeşitli parametrelerin, arzu edilen standart değerler arasında kalıp kalmadığının kontrol edilmesi işlemi, medikal kalibrasyon ölçümleri ile gerçekleştirilmektedir.

Tıbbi cihazların koruyucu bakım ve kalibrasyon ölçüm aralıkları Joint Commission tarafından hazırlanan “Technology & Safety Management” serisindeki “Clinical Equipment Management” standartlarında kullanılan “Cihaz Yönetimi Katsayısı” hesaplanarak bulunur. Bu hesaplama Tablo 1.’de verilen denklem vasıtasıyla yapılır.                                                

Cihaz Yönetim Katsayısı

=

Cihaz Fonksiyonu Puanı

+

Cihaz Risk Puanı

+

Koruyucu Bakım İhtiyacı Puanı

Tablo 1. Cihaz yönetimi

Cihaz yönetimi katsayısı en fazla 20 olabilir. Cihaz yönetimi katsayısı 12 veya daha üzerinde olan tıbbi cihazlar koruyucu bakım ve kalibrasyon işplanına dahil edilir. Cihaz yönetimi katsayısı 17 ve üzeri olan cihazların 6 ayda 1 kez, 16 ve altı olan cihazların 12 ayda 1 kez kalibrasyon ölçümlerinin yapılması gerekmektedir.

Cihazların fonksiyon puanlaması;

Yasam kurtarıcı tıbbi cihazlar                                                                               10 puan

Cerrahi ve yoğun bakım amaçlı cihazlar                                                               9 puan

Fizik tedavi cihazları                                                                                            8 puan

Cerrahi ve yoğun bakım hasta izleme teshis amaçlı cihazlar                                7 puan

Diğer fizyolojik monitörler                                                                                   6 puan

Analitik laboratuar                                                                                               5 puan

Laboratuar alet ve malzemeleri                                                                            4 puan

Bilgisayarlar                                                                                                         3 puan

Hastaya ait (hastane envanterine kayıtlı) cihazlar                                                2 puan

Diğer cihazlar                                                                                                       1 puan

Örnek olarak; defibrilatör cihazının fonksiyon puanı 10 puan, elektrokoter cihazının 9 puan ve diyatermi cihazının 8 puandır.

Tıbbi Cihazların Risklerine Göre Ecri (Environmental Criminology Research Inc.) Sınıflandırmasında

  • Riski yüksek tıbbi cihazlar (Yaşam kurtarıcı cihazlar bu sınıfa girmektedir)
    • Orta Seviyede Risk Taşıyan Tıbbi Cihazlar (Teşhis amaçlı cihazların büyük bir kısmı)
    • Düşük Risk Taşıyan Tıbbi Cihazlar, olarak 3 farklı grupta sınıflandırma mevcuttur (3).

Ülkemizdeki bir il ve bağlı ilçelerde mevcut kamu hastanelerinde yapılan bir araştırmamda her hastanenin mevcut cihazlarını ve kalibrasyon durumlarını incelediğimde kalibrasyon yapılmayan cihazların ortalama % 70 oranında yaşam kurtarıcı gruba giren riski yüksek tıbbi cihaz ve teşhis amaçlı orta risk grubu cihazların varlığı dikkatimi çekmektedir. Aynı tip cihazlar bazı kurumlarda kalibre edilirken bazı kurumlarda kalibrasyonu yapılmamıştır (Örneğin ciddi önem arz eden cihazlardan: Defibrilatör, EKG cihazı, Partikül Temizleme, Odiyometre, Kemik Dansidometrisi gibi). Sonuç itibariyle hastanelerde kullanılan cihazlar çalışanları ve teşhis koyan hekim grubunu farklı yönlendirebilmektedir (4).

İllerde sağlık otoriteleri tarafından Kalibrasyonda Denetimsel Yönetim Sisteminin kurulması ile kalibrasyona tabi tıbbi cihazların doğru teşhis ve tedaviye katkısı artırılarak kaliteli sağlık hizmeti sunumu sağlanmış olacaktır. Yeni yapılanma sürecinde oluşturulan Kamu Hastaneler Birliği sayesinde kalibrasyona tabi tıbbi cihazların kalibrasyon hizmet alımları toplu ve belirli bir düzende yapılması sebebiyle maliyetlerde düşüşler sağlanacaktır. Ameliyatların güvenli şekilde yapılmasını, hastaların gereksiz X ışını almasını, yanlış teşhis ve bunun sonucunda yapılan yanlış tedavi neticesinde can kaybının önüne geçilebilinecektir. Hastane yöneticileri ve sağlık çalışanlarının farkındalığın artırılması, belirli bilincin oluşması verimli sağlık hizmeti sunumu sağlamış olacaktır.

Öneriler:

  • Hastanelerde kullanılan cihazların envanter listesinin çıkarılması,
  • Bu listenin incelenerek test ve kalibrasyon gerekenlerinin belirlenmesi,
  • Belirlenen cihazların test ve kalibre sürelerini yetkin kişilerin belirlemesi,
  • Cihazları kullanacak personelin eğitim ve sorumluluklarının belirlenmesi,
  • Sistemin takibi için bir program yapılması,
  • Cihazın kullanıcı tarafından performans takibinin yapılıyor olması, hasta güvenliğinin sağlanması açısından önem taşımaktadır.

Ülkemizde sağlık turizminin gelişmesine destek olacak kalibrasyon bilişimi, hem halka sunulacak hizmetlerin güvenilirliğini artıracak hem de kullanılan tıbbi cihazların en üst düzeyde performansla çalışmalarını sağlayacağı için kalibrasyon çalışmalarının gerekliliğini kabul etmeliyiz.

Kaynaklar

1-         AKMEŞE, Yeter “Sağlık Müdürlüğü Kalibrasyon Bilişimi” Okan Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Proje Ödevi 2012, Tanımlama Öğrenciye Aittir (syf: 14)

2-   COMMİSSİON, Joint, “Technology & Safety Management, Clinical Equipment Management”, Device Management Coefficient

3-         ECRI, “IPM Inspection & Preventive Maintenance Procedures”, web site, www.ecri.org, Erişim: 02 Mayıs 2012

4-         AKMEŞE, Yeter “Sağlık Müdürlüğü Kalibrasyon Bilişimi” Okan Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Proje Ödevi 2012 (syf: 60) 

Yeter AKMEŞE, 

Sağlık Yönetimi Uzmanı (Öğrenci)

Samsun Sağlık İl Müdürlüğü

Klinik Kalite İyileştirme

Prof.Dr. H. Erdal Akalın – Sağlık hizmeti sunumunun ana hedefleri olarak üç konu saptanmıştır (R Brook, Clin Perform & Quality Health Care 1996):

 

  1. Herkese gerekli ve uygun sağlık hizmetini sunmak (ulaşılabilirlik),
  2. İsrafı önlemek ve ihtiyaç duyulan hizmeti verimli bir şekilde sunmak (maliyet),
  3. Verilen hizmetin her düzeydekalitesini iyileştirmek ve farklılıkları azaltmak (kalite).

Kalite iyileştirme kavramı bu hedeflerin belirlenmesi ile birlikte sağlık hizmeti sunumunun bir parçası olmuştur. Institute of Medicine, kalite ile ilgili en önemli raporunda, “Crossing the Quality Chasm; A New health System for the 21st Century” (2001), Amerikan sağlık sisteminde iyileştirilmesi gereken altı önemli belirlemiştir. Bunlar, sırası ile; daha güvenli, daha etkili, hasta-odaklı, zamanında, verimli ve herkese eşit sağlık hizmeti sunumudur. Böyle bir sistemin başarılı olabilmesi için yapılacaklarıda, yine aynı rapor şu başlıklar altında belirlemiştir:

  1. Hastaya odaklanmak,
  2. Kalite iyileştirme programlarını uygulamak,
  3. İnsan kaynakları (eğitim ve sayı olarak yeterli),
  4. İnformasyon teknolojisinin kullanımı,
  5. Sonuçların ölçülmesi ve performans değerlendirmesi (outcomes),
  6. Stratejik planlama.

Yine Amerika Birleşik Devletleri’nde sağlık reformu ile ilgili çalışmalara hız verilen 2004 yılında yayınlanan bir diğer raporda da temel ilkeler arasında kalite iyileştirme yer almıştır (Building a better health care system. Specifications for reform. National Coalition on Health Care, 2004). Bu temel ilkeler şu şekilde sıralanmıştır: YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN…

Kayıtlı Elektronik Posta

Kayıtlı Elektronik Posta – Özgür Benli

 

KEP Nedir?

İnternetin yaygınlaşmasıyla beraber, standart elektronik posta (SEP), her türlü bilgi ve belgenin kolaylıkla iletilmesi ve düşük maliyetli olması nedeniyle günümüz dünyasında en yoğun kullanılan iletişim araçlarından biri haline gelmiştir. Ancak, SEP temelinde güvenlik açısından bazı sorunlar barındırmaktadır. Bunlardan ilki, gönderici ve alıcının gerçekten o kişi olup olmadığının kesin olarak tespit edilememesidir. İkincisi, gönderilen iletilerin gönderim zamanlarının garanti altına alınamaması ve değiştirilebilir olmasıdır. Üçüncüsü ise, gönderilen içeriklerin yolda değişebiliyor olmasıdır. Alınan içeriğin, gerçekten gönderilen içerik olup olmadığından emin olunamıyor. Dolayısıyla standart elektronik posta, dünyanın hiç bir yerinde yüzde yüz yasal geçerli ve güvenilir bir haberleşme yolu olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle, kayıtlı elektronik posta (KEP) ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır.

KEP, bir elektronik postanın gönderen ve alan taraflarının gerçekten kim olduğunun bilinmesini sağlamaktadır. Kayıtlı olarak nitelenmesinin sebebi de budur. KEP, alıcıya iletim zamanını, gönderilen iletinin içeriğinin yoldayken veya daha sonradan değiştirilmediğinin kesin olarak tespit edilmesini ve inkâr edilmesini önlemekte ve bu süreçle ilgili senet hükmünde yasal geçerli kesin delilleri sağlamaktadır. Gönderilerin içerikleri KEPHS tarafından okunamamakta, kopyalanamamakta ve saklanamamaktadır.

KEP Kullanım Alanları

Kayıtlı Elektronik Posta(KEP), aşağıdaki kullanım alanları ile iş ve özel hayatınızda bireyler ve kurumlarla yapacağınız tüm yazışmaların yanı sıra, belge gönderimi ve alımlarında da güven, hız, zaman tasarrufu, kullanım ve takip kolaylığı sağlamaktadır.

KEP’i kullanabileceğiniz alanlardan bazıları

  • Tebligat gönderimi / alımı
  • Ekstre gönderimi / alımı
  • Talimat gönderimi / alımı
  • Ödeme emri gönderimi / alımı
  • Bildirim gönderimi / alımı
  • İhtar, ihbar gönderimi / alımı
  • Mutabakat, sözleşme gönderimi / alımı
  • Fatura gönderimi / alımı
  • Beyanname gönderimi / alımı
  • Bildirge gönderimi / alımı
  • Teklif, sipariş, sipariş onayı gönderimi / alımı
  • Başvuru İşlemleri
  • Dilekçe gönderimleri /alımı
  • Duyuru ve çağrıların yapılması
  • İştirak taahhütnamesi gönderimi /alımı
  • Sözleşme gönderimi /alımı
  • Müşteri Şikâyetlerinin Bildirilmesi /alınması
  • Özgeçmiş gönderimi/alımı 

Avantajları Nelerdir ?

KEP sistemiyle resmi, özel ve ticari her türlü belge veya yazı, kurumlar ve şahıslar arasında elektronik posta ile gönderilip alınabilecek, başka bir deyişle yasal geçerli olarak elektronik yazışma ve bildirim (beyanname, bildirge, başvuru, bildirim, ihtar, ihbar, vb.) yapılabilmektedir. Kurum içi ve kurumlararası yazışmalar, kamu kurumları ile özel sektör, kuruluşlar, vatandaşlar (gerçek ve tüzel kişiler) arasındaki her türlü yasal bildirim yapılması, belge gönderilmesi, elektronik fatura gönderilmesi, banka yatırım/kredi/kredi kartı hesap ekstreleri, online alışveriş siparişleri ve diğer her nevi sipariş gönderilmesi/alınması, dilekçe, başvurular, sözleşmeler, ihale teklifleri gibi sayısız alanda kullanılabilmektedir. Kağıt, arşiv, postalama ve işlem maliyetlerinin düşürülmesi ve zaman kayıplarının azaltılmasıyla bürokrasinin daha etkin işlemesine, resmi ve ticari işlemlerin hızlı yapılmasına, ticari faaliyetlerin verimli yürütülmesine ve çevrenin korunmasına yüksek oranda katkı sağlamaktadır. 

Bir KEP Hesabını Birden Fazla Kişi Kullanabilir mi ? 

KEP hesapları bireysel kullanıcılar için tek bir kişiye aittir. Kurumsal hesaplar için, başvuru sırasında veya daha sonradan birden çok işlem yetkilisi atanabilir. 

KEP Saklama Alanım Dolduğunda Ne Olacak  ? 

TÜRKKEP her bir KEP hesabı için kullanıcılara en az 100 (yüz) MB (megabayt) posta kutusu alanı sağlar. TÜRKKEP’in ilave posta kutusu alanı ve daha fazla gönderi büyüklükleri için belirlediği ücretler mevcuttur. Depolama alanı dolduğunda KEPHS, ilgili KEP hesabından orjinal ileti gönderilmesini engelleyebilir ancak ileti alınmasını engelleyemez. 

KEP Hesabımdaki Gönderinin Boyutu En Fazla Ne Kadar Olmalı ? 

TÜRKKEP tüm kullanıcılarına, ekleriyle birlikte toplam büyüklüğü 10 (on) MB (megabayt)’ın altındaki orijinal KEP iletilerinin iletilmesini (gönderilmesini ve/veya alınmasını) garanti eder. TÜRKKEP gerçek ve tüzel kişi KEP hesap sahipleri, posta kutuları için daha fazla gönderi büyüklüklerine ihtiyaç duyulduğunda, TÜRKKEP’ten belirlenen ek ücretler dahilinde temin edebilir. 

KEP Hesabımı Başkansına Devredebilir Miyim ?

KEP hesapları devredilemez. 

KEP İle Hangi Formatlarda Dosya Gönderebilirim ? 

KEP iletinin ekinde ve içinde her türlü veri/dosya formatı gönderilebilir. KEPHS KEP gönderilerin içeriği ve formatıyla ilgilenmez, sadece virus taraması yapar ve eğer virüslü bir iletiyse gönderimini engeller. 

E Tebligat Nedir ?

Bilişim sistemleri vasıtasıyla muhatabın elektronik tebligat adresine iletilmek üzere, tebligatı çıkaran merci tarafından tebligatın gönderilmesini ve bu iletinin muhataba elektronik ortamda delillendirilerek tesliminin sağlanması hizmetini ifade eder. 

KEP Kullanma Zorunluluğu Var Mıdır ?

19 Ocak 2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yapıldı. Bu Kanunla Tebligat Kanunu’na eklenen “Elektronik Tebligat” başlıklı 7/a maddesine göre, Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabileceği düzenlenirken, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu tutuldu. Diğer tüzel ve gerçek kişilerde isteğe bağlıdır.

Özgür Benli – Avea Hukuk İşleri Direktörlüğü Bilgi ve Belge Yönetim Sorumlusu

İnfeksiyon Hastalıkları ve Antimikrobialler

İnfeksiyon Hastalıkları ve Antimikrobialler – Prof. Dr. H. Erdal Akalın

 

Bu yıl “European Congress of Clinical Microbiology and Infectious Diseases”(ECCMID) 27-30 Nisan 2013 tarihleri arasında Berlin’de yapıldı. Yine 10,000 üzerinde katılımın olduğu kongrenin bilimsel programı da oldukça doyurucu idi. Kongrede öğrendiklerimle, infeksiyon hastalıkları ve antimikrobialler dünyasındaki gelişmeleri sizlerle paylaşmak istedim.

 

Önce antimikrobial ajanlarla başlayalım. Çünkü pek fazla söyleyecek bir şey yok! Özel konferanslardan birisinin başlığı durumu çok güzel özetliyor: “Antibiotics are dead-how will we manage?” (M.L. Grayson) Yeni antimikrobiallerle ilgili çok az verinin sunulduğu başka bir kongre hatırlamıyorum.

 

Yeni antimikrobial ajanların “pipeline”da olmadığı bilindiğine göre ne yapılmalı? Oturumlardan birisi “antibiotic stewardship- a global perspective” konusuna ayrılmıştı. Ayrıca pek çok oturumda bu konu tartışılan konuların bir parçası olarak tekrar tekrar gündeme geldi. Antibiotik yönetim programı konusunu en iyi uygulayan İskoçya’nın programının geliştirilmesinde önemli rolü olan Dilip Natwhani konuşmasında oldukça pratik bir yaklaşımı sundu. Belki de en önemli önerisi,antimikrobial kullanım, infeksiyon kontrol ve çevresel uygulamalar (çevre kontrolü) konularının bir arada ve büyük bir işbirliği ile götürülmesi oldu. Özellikle bizde yeni yeni kurulmaya başlanan antibiotik uygulama komite veya komisyonlarının tek başlı değilde infeksiyon kontrol kurulları ile birlikte çalışmaları tekrar gözden geçirilmeli.  Dilip Natwhani antibiotik yönetim programlarının dört amacı olduğunu bir kez daha hatırlattı: YAZININ DEVAMI için tıklayın…

Tıp ve Eczacılık Alanında Bilgi ve Belge Yöneticisi’nin Temel Görevleri

 Tıp ve Eczacılık Alanında Bilgi ve Belge Yöneticisi’nin Temel Görevleri – Özgür Benli

 

Tıp ve Eczacılık Alanında Bilgi ve Belge Yöneticisi’nin Temel Görevleri

  • Organizasyonun bilgi ihtiyacını analiz etmek ve bu ihtiyacı karşılamak için enformasyon planı geliştirmek, 
  •  Bilgi ve Belge  işlemlerini yürütmek için bir sistem tasarlamak, 
  • Organizasyon içinde  dosyalama sistemi geliştirmek, 
  • Organizasyon içinde üretilen ve depolanan bilginin kontrolünü üstlenmek, 
  • Organizasyon içinde yeni enformasyon teknolojilerini de içeren, belgelerin dağıtım ve depolanması için politikalar geliştirmek, 
  • Bilginin kontrol ve erişimi için veri tabanları yaratmak ve sürdürmek, 
  • Politika ve yasal gerekliliklere göre belgeleri saklamak /ayıklamayı sağlamak /tutmak için süreleri belirlemek ve bunun için saklama planları geliştirmek, 

Bilgi ve Belge Yönetimi Nedir?

Yeni ortaya çıkan bir disiplin olan bilgi yönetimi,

  • Kurumsal karar vermeyi desteklemek, 
  • Verimliliği artırmak, 
  • İş ve çalışan performansını hızlandırmak küresel rekabet ortamına uyum sağlamak için gerekli olan her türlü bilginin,

      bilgi ve iletişim teknolojileri (bilgisayar ve bilgi ağları) kullanımı ile üretilmesi, derlenmesi, organizasyonu, işlenmesi, depolanması, erişilmesi ve paylaşılmasını sağlar.

  • Çalışanların zihninde işle ve örgütle ilgili örtük durumda bulunan bilginin açığa çıkartılarak dolaşımını ve örgüt içerisinde kullanılmasını gerçekleştirme sürecidir.
  • Kurumun amaç ve hedeflerine ulaşması gerekli teknolojik ve sosyal, bilgi-iletişim altyapısının oluşturulması ile ilgilenir. 

Bilgi yönetimi, herhangi bir örgütün sahip oldugu bilgilerin örgüt içerisinde paylaşılmasını destekleyerek politikalar, planlar, stratejiler ve sistemler oluşturan disiplinler arası bir bilim dalıdır.

Bu bilim dalının örgütlerdeki uygulamasını bilgi yöneticisi gerçekleştirir. 

Dünya’da Tıp ve Eczacılık alanında Bilgi ve Belge Yönetimi’nde Değişimi Tetikleyen Unsurlar 

Geniş bir çerçevede düşünüldüğünde pek çok farklı unsurun belgelere yönelik çalışmaları etkilediğini, dolayısıyla bilgi ve belge yönetimi uygulamalarına  yön verebildiğini söylemek mümkündür. 

Değişimi tetikleyen unsurlar 4 ana başlık altında gruplandırılabilinir: 

—  Küreselleşmenin Hız Kazanması: Avrupa Birliği, Kuzey Amerika’da NAFTA ve GATT gibi serbest ticarete dayalı örgütler küreselleşmeye hız kazandırmıştır. Kurumsal yapıların ve paralel olarak iş koşullarının giderek küreselleşmesi, belge yönetimi alanında ortak yaklaşımların ve projelerin geliştirilmesini de gerekli kılmış ve  “uluslararası belge yönetimi” kavramı doğmuştur.

—  Belge Yönetim Alanında Rehberler ve Standartların Geliştirilmesi: Belge yönetim programlarının uygulanmasına yönelik, genel geçerliliğe sahip rehberler ve standartların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

—  Uluslararası Düzenlemeler: Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ya da Dünya Ticaret Örgütü türü oluşumların kabul ettiği yasal düzenlemeler, pek çok alanda uluslararası yükümlülükleri beraberinde getirmektedir. Bundan ötürü belge yönetimi alanında çalışmalar yürüten kişilerin, yerel düzenlemelerle birlikte uluslararası düzenlemeleri göz ardı etmesi mümkün görülmemektedir.

—  Küresel Enformasyon Kaynağı Olarak İnternet: İnternet, küçük ölçekli organizasyonların dahi küresel olarak tanınması, elektronik ortamda ticari ilişkilerini geliştirmesi için inanılmaz olanaklar sunmaktadır.

—  Küresel İş ve Teknoloji Çözümleri: Gerek kâğıt üzerindeki doküman ve belgelerin bilgisayar ortamına aktarılması ve hizmete sunulması, gerekse elektronik ortamda resmi niteliğe sahip belgelerin üretimi, düzenlemesi, saklaması ve ayıklanması işlemlerine yönelik programlara duyulan gereksinim, önemli bir pazarın oluşmasına yol açmıştır. 

Bilgi Yönetimi Sürecinde  Bilgi Yönetim  Araçları

BY süreci dört temel adımdan meydana gelmektedir. Bunlar;

—  – Bilgi boşluğunu saptamak,

—  – Bilgi geliştirmek yada satın almak,

—  – Bilgiyi paylaşmak,

—  – Bilgiyi değerlemek

olarak sıralanabilir. Bu süreç uygulamada yerine getirilirken işletmelerde bazı araçlar kullanılmaktadır. Bu araçlar bilginin geliştirilmesi için geçerli olabilecek dört farklı durum için aşağıdaki tabloda  verilmiştir. 

 

Sosyalleşme

İçselleşme

Bütünleşme

Dışşallaşma

Bilgi Boşluğunu Tanımlama

 

Intranet

İnternet

Detachment

Bilgi Geliştirme/Satın Alma

Traineeship

Elektronik Yönetim Odaları

Ar-Ge

Dışsal Eğitim

Bilgi Paylaşımı

Proje Takımları

 

Bilgisayar Şebekesi

İşbirliği

Bilginin Değerlemesi

İnformel Değerleme

 

Benchmarking

Raporları Okuma

 

Birleşmiş Milletler  Çerçevesinde Geliştirilen  Bilgi ve Belge Yönetimi Konulu Yasal Düzenlemeler 

Günümüze değin belge yönetimi alanını doğrudan etkileyen küresel düzenlemelerin önemli bir bölümü Birleşmiş Milletler tarafından çıkartılmıştır.

—  Küresel e-ticaretin gelişimi karşısında Birleşmiş Milletler 1996 yılında Uluslararası Ticaret Komisyonunu (United Nations Commission on International Trade Law) kurmuştur.

—   Komisyon, sayısal ortamlarda yer alan belgelerin korunmasına yönelik ilk uluslararası düzenlemeyi hazırlamış ve 1998 yılında yayımlamıştır.

—  Birleşik Elektronik Delil Yasası (Uniform Electronic Evidence Act) olarak bilinen düzenleme, ABD dâhil olmak üzere pek çok ülke tarafından uyarlanmıştır.

—  Düzenleme genel olarak belgelerin özgünlüğü, güvenilirliği ve kanıt niteliğini elektronik ortamda tanımlamaya yönelmektedir.

—  Yine Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Komisyonu (UN Commission on International Trade) tarafından 1996 yılında geliştirilen bir diğer düzenleme, Birleşmiş Milletler Elektronik Ticaret Model Yasasıdır (United Nations Model Law on Electronic Commerce).

—  Bu yasa, e-ticaretin giderek yaygınlaşması üzerine, üye ülkelerin kendi aralarında ya da ulusal düzeyde gerçekleştirdikleri ticari iş ve işlemlerde uygulanacak yasal koşulları belirlemek amacıyla geliştirilmiştir.

—  Genel olarak kâğıda dayalı ortamların yerini alan elektronik ortamdaki ticari ilişkileri tanımlayan yasal düzenleme, ülkelerin kendi e-ticaret yasalarını çıkarmalarına model olmayı amaçlamıştır.

Küresel Uyum Sürecinde Bilgi ve  Belge Yönetimi Alanında Yasal Düzenlemeler 

—  Teknolojik gelişmelerle birlikte küresel  ortaklıklar kurumları, bölgeleri ve ülkeleri birlikte hareket etme noktasında benzer düzenlemeler yapmaya itmektedir.

—  Birbirleriyle iletişim halinde olan farklı yapıdaki örgütler, kurumsal iletişim ve doğrulama eylemlerinin resmi yönünü oluşturan belgelerin yönetimi konusunda daha sade, anlaşılır ve ortak bir dile gereksinim duymaktadırlar.

—  Örneğin Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde çıkarılan yasal düzenlemeler, eşgüdümlü uygulamaları ve ortak bir dili geliştirmeyi amaçlamaktadır.

—  AB özellikle 90’lı yıllarla birlikte belge iletişimi ve belge işlemlerinde standartlaşmayı sağlamak üzere bir dizi talimat yayımlamıştır. Bu talimatlar belge iletişimi, koruma ve saklama çalışmalarında uyulması gererken ilkeleri ortaya koymuştur.

—  Kurumsal işlemlerin resmi yüzünü ortaya koyan belgelere dönük etkin düzenlemeler geliştirememek önemli sorunlara da yol açabilmektedir.

—  Örneğin ABD’de Enron Skandalı soruşturmasındaki en ağır cezalardan birinin nedeni olarak kayıtların yasal saklanma dönemlerinden önce imha edilmesi göstermektedir.

Gelişen Koşulların Türkiye’de Belge ve Arşiv Uygulamalarına Yansımaları

—  Genel bir çerçeve olarak ülkemizde kamu kuruluşlarının elinde bulunan belge ve arşiv kaynaklarının yönetimine dönük yasal düzenlemeler, 3473 sayılı Kanun ile Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliktir. 

—  Ancak değişen koşullarda çağın gereksinimlerine uygun olarak, ülkemizde belge ve arşiv çalışmalarını doğrudan etkileyen çeşitli düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemeler aşağıda başlıklar halinde verilmektedir.

—  Ayıklama ve İmha İşlemlerine yönelik Başbakanlık Genelgesi,1998

—  Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 2001

—  Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, 2003

—  Elektronik İmza Kanunu, 2004

—  Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik, 2004

—  Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik, 2004

—  Standart Dosya Planı İle İlgili Başbakanlık Genelgesi, 2005 

Sanayi  ve Bilgi Toplumu Karşılaştırması

 

 Tabloyu büyütmek için tıklayın…

 

 

 

 

 

 

Özgür Benli – Avea Hukuk İşleri Direktörlüğü Bilgi ve Belge Yönetim Sorumlusu

 

Sağlık Okuryazarlığı: Nedir? Neden Önemlidir?

Sağlık Okuryazarlığı: Nedir? Neden Önemlidir? Prof. Dr. H. Erdal Akalın

 

Sağlık Bakanlığı Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü, 26 Aralık 2012 tarihinde “Sağlık Okuryazarlığı Çalıştayı” düzenledi. Bu toplantıda bana da konunun tanımı ve önemini içeren bir konuşma yapma görevi verildi. Uzun yıllardır bu konunun önemini anlatmaya çalıştığım için büyük bir mutlulukla kabul ettim. Özellikle değişmekte olan sağlık sistemi tüm toplumun sağlık okuryazarlık düzeyinin iyileştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. 

Sağlık Sistemi Karmaşık 

Modern sağlık sistemi, hizmetten yararlananlar ve yararlanacak olanlar için son derecede kompleks bir yapıdadır. Kişilerin sağlık sorunları ve verilen hizmetle ilgili olarak bilgilenmeleri, sorumlulukları ve haklarını bilmeleri, sağlık ile ilgili kararlar verebilmeleri gibi yeni rolleri vardır. En önemlisi de, bu konularda bilgi ve yeterlilik sahibi oldukları kabul edilmektedir. 

Sağlıkla ilgili bilgileri iletmek bugün oldukça zor bir hale gelmiştir. Bunun nedenleri arasında;

–Tanı koyma sürecinin kompleksliği,

–Sürekli yenilenen ve büyüyen araştırma bulguları,

–Sınırlı okuryazarlık düzeyi,

–Kültürel farklılıklar,

–Yaşa bağlı fiziksel ve kognitif değişiklikler,

–Dinleme, öğrenme ve hatırlamayı etkileyen duygusal durumlar sayılabilir. 

Bunlara ek olarak bu iletişimin ideal şartlarda olmaması, durumu daha da zorlaştırmaktadır. (Hekim-hasta ilişkisi için ayrılan sürenin yetersizliği, hastanın veya bilgi almak isteyenin içinde bulunduğu durum-korku, ağrı, v.b) 

Sağlık okuryazarlığı ile ilgili çalışmalar 1950’lerde başlamıştır. Bu çalışmalar aşağıdaki gibi özetlenebilir: 

1950-1970: Global perspektif-3. dünya ülkelerinde gebelik eğitimi, cahillik toplum sağlığını etkileyen konu,

•1970-1980: Sosyoekonomik düzey-sağlık düzeyi çalışmaları, eğitim düzeyi ile sağlıklı olma arasındaki ilişki,

•1980-1990: RWJ Foundation sağlık okuryazarlığı ölçme projesi, sağlık okuryazarlığı ile sağlık sonuçları arasındaki ilişki çalışmaları,

•1990-        : Sağlık okuryazarlığı düzeyi ile sağlık sonuçları arasındaki ilişkinin önemi, AMA raporu, IoM Raporu, DSÖ raporu. 

Bu çalışmaların yayınlanmasından sonra çeşitli uluslararası kuruluşlar “sağlık okuryazarlığı” ile ilgili raporlar yayınlamaya başladılar. Bu kuruluşlar arasında Dünya Sağlık Örgütü (WHO 2001), İngiliz Tüketici Konseyi (2004), Avrupa Birliği (EU 2005), Amerikan Tabibler Birliği (AMA 2003), Amerikan Sağlık Bakanlığı (HHS, 2000, Healthy People 2010) ve bir bağımsız kuruluş olan Institute of Medicine (IoM 2004) yer almaktadır. En ses getiren ve konuya yön veren rapor IoM’ın yayınladığı rapor olmuştur. 

Bu rapora göre sağlık okuryazarlığının tanımı şu şekilde yapılmaktadır. Sağlık okuryazarlığı, kişinin sağlıkla ilgili etkin ve uygun kararları verebilmesi için sağlık bilgilerini okuma, anlama ve kullanma kabiliyetidir. Sağlık sisteminin nasıl kullanılabileceği ve bu sistemden nasıl yararlanılabileceğinin bilinmesi de bu tanımın içinde yer alır. Tanımdan anlaşılabileceği gibi, sadece okuma ve anlama değil, sağlıkla ilgili karar verebilmeyi sağlayacak kadar sağlık bilgilerine sahip olmalıdır, toplumun her ferdi.

 Devamı için tıklayın…

Sağlık Politikalarında Yönelim “Sürdürülebilir Bir Sağlık Sistemi”

Sağlık Politikalarında Yönelim  “Sürdürülebilir Bir Sağlık Sistemi” – Prof. Dr. H. Erdal Akalın

 

• Global Sağlık Gündemi: Bizleri Neler Bekliyor?
• Geleceğin Tıbbi Uygulamalarından Ne Beklenmeli?
• Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Neler Olabilir?
• Sağlık Sistemlerinde Değişimi Zorlayan Nedenler ve Çözümleri Var mı?

 

Global Sağlık Gündemi
• Bulaşıcı hastalıklar,
• Anne ve çocuk sağlığı,
• Afet, kaza, şiddet ve savaşlara bağlı yaralanmalar,
• Kronik hastalıklar,
• “Eko-Sağlık” konuları (iklim değişikliği, şehirleşme, yaşlı nüfus). 

Yazının tamamı için tıklayın…                                                                                              Prof. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA

 

ESIM 2012

ESIM (European School of Internal Medicine) 2012 – Prof. Dr. Erdal H. Akalın

 

 

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TIHUD), European Federation of Internal Medicine’ın (EFIM) çok aktif üyelerinden birisidir. Daha önceki yıllarda ilk Avrupa Günü, EFIM Kongresi gibi önemli organizasyonları TIHUD yapmıştır. EFIM’in önemli faaliyetlerinden birisi European School of Internal Medicine’dır (ESIM). Her yıl iki kez, biri sonbaharda, diğeri kışın olmak üzere, üye ülkelerden seçilen iç hastalıkları asistanları bir hafta süre ile bu okulda hem bilimsel toplantılara katılmakta, hem de birbirlerini daha iyi tanımalarını sağlayacak sosyal aktivitelerde yer almaktadırlar.


Bu yıl ESIM 2012, TIHUD’un önderliğinde 2-8 Eylül tarihleri arasında Kuşadası’nda toplantı. Okulun direktörlüğünü Dr. H. Erdal Akalın, yardımcılıklarını ise Dr. Mustafa Arıcı ve Dr. Mine Durusu Tanrıöver üstlendiler. Okula 21 üye ülkeden 41 asistan katıldı. Uluslararası ve ulusal bilim insanlarının yer aldığı bilimsel aktiviteler konferans, “workshop” çalışmaları, interaktif dersler ve klinik-patolojik konferanslar şeklinde düzenlendi. Buna ek olarak asistan gönderen her ülke bir vaka raporu ve tartışması ile bu aktivitelere katkıda bulundu.

 

DEVAMI…

Sağlık Alanında Bilgi ve Belge Yönetimi Nedir?

Sağlık Alanında Bilgi Yönetimi Nedir? Organizasyonun sahip oldugu bilgilerin organizasyon içerisinde paylaşılmasını destekleyerek politikalar, planlar, stratejiler ve sistemler oluşturan disiplinlerarası bir bilim dalıdır.

 

Sağlık Alanında Bilgi ve Belge Yönetimi Nedir ?

  • Organizasyonel karar vermeyi desteklemek ,
  • Verimliliği artırmak ,
  • İş ve çalışan performansını hızlandırmak ,
  • küresel rekabet ortamına uyum sağlamak için gerekli olan her türlü bilginin, bilgi ve iletişim teknolojileri (bilgisayar ve bilgi ağları) kullanımı ile üretilmesi, derlenmesi, organizasyonu, işlenmesi, depolanması, erişilmesi ve paylaşılmasını sağlar.
  • Kurumun amaç ve hedeflerine ulaşması gerekli teknolojik ve sosyal, bilgi-iletişim altyapısının oluşturulması ile ilgilenir.

 

Sağlık Alanında Bilgi ve Belge Yöneticisi’nin Temel Görevleri ve Hizmet Esasları Nelerdir?

  • Organizasyonun bilgi ihtiyacını analiz etmek ve bu ihtiyacı karşılamak için enformasyon planı geliştirmek,
  • Organizasyondaki Bilgi ve Belge  işlemlerini yürütmek için bir sistem tasarlamak,
  • Organizasyon için dosyalama sistemi geliştirmek,
  • Organizasyon içinde üretilen ve depolanan bilginin kontrolünü üstlenmek,
  • Organizasyon içinde yeni enformasyon teknolojilerini de içeren, belgelerin dağıtım ve depolanması için politikalar geliştirmek,
  • Bilginin kontrol ve erişimi için veri tabanları yaratmak ve sürdürmek,

  • Politika ve yasal gerekliliklere göre belgeleri saklamak /ayıklamayı sağlamak /tutmak için süreleri belirlemek ve bunun için saklama planları geliştirmek

 

Aşağıda paylaşılan araştırma sonuçlarını bilgilerinize sunarım


Özgür BENLİ

Hukuk İşleri Direktörlüğü

Bilgi ve Belge Yönetim Sorumlusu

AVEA

Kronik Hastalık Yönetimi ve Elektronik Sağlık Kayıtları

H. Erdal Akalın – Kronik Hastalık Yönetimi ve Elektronik Sağlık Kayıtları.

TÜSİAD, 3 Temmuz 2012 tarihinde yeni bir rapor yayınladı. Dünyanın en önemli sağlık sorunu olan kronik hastalıkları konu alan bu raporla ilgili bilgileri aşağıda özetlemeye çalışacağım.

“Sürdürülebilir Sağlık Sistemi İçin Kronik Hastalık Yönetiminde Elektronik Sağlık Kayıtlarının Rolü” başlıklı bu çalışma, TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonu bünyesindeki Sağlık Çalışma Grubu’na bağlı Sağlık Politikaları ve Stratejileri Alt Çalışma Grubu’nun faaliyetleri çerçevesinde, Prof. Dr. Erdal AKALIN (Proje Yürütücüsü), Doç. Dr. Mine DURUSU TANRIÖVER (Proje Raportörü ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi) ve Faik SAYRAN (Proje IT Danışmanı) tarafından hazırlanmıştır.

Raporda, kronik hastalıkların yönetilmesinde elektronik sağlık kayıt sistemi her yönüyle ele alınırken, Türkiye’de yaygın görülen bir kronik hastalık olan hipertansiyon örneği özelinde mevcut kişisel sağlık kaydı altyapısının yeterliliği de incelenmektedir.

Raporda;

  1. Kronik hastalık yönetiminin, sürdürülebilir bir sağlık sistemi için öneminin ve sağlık kayıtlarının etkin ve anlamlı kullanımı ile sağlanacak verimlilik artışının vurgulanması,
  2. Hipertansiyon örneğinde Türkiye’deki mevcut kişisel sağlık kaydı altyapısının yeterliliğinin incelenmesi,
  3. Kronik hastalık yönetiminde tedavi başarısını artırmak için sağlık kayıtlarının daha etkin kullanımının önerilmesi amaçlanmıştır.

DEVAMI