Editörden-Sayı 3

Değerli okuyucular,

Geçtiğimiz iki yıla damgasını vuran en önemli olaylardan birisi kuşkusuz hem ülkemizi hem de dünya genelinde birçok ülke ve bireyi etkileyen ekonomik kriz oldu. Bu kriz her sektör gibi sağlık sektörünü de derinden etkilemeye devam ediyor. Bu sancılı süreçte dünya genelinde birçok ülkede sağlık harcamalarına kısıtlılıklar getirilmekte; buna bağlı olarak da sağlıkla ilgili tüm kamusal ve özel kurumlar ve bu kurumlarda çalışan sağlık personeli doğrudan ya da dolaylı olarak olumsuz olarak etkilenmeye devam etmektedir.

Ekonomik krizin kısa ve orta vadede etkilerini azaltmak amacıyla bazı ülkelerde (sağlık çalışanlarının da çoğunu kapsayan) kamu çalışanlarının maaşlarının dondurulup, yeni sağlık yatırımlarının ertelenmesi ya da emeklilik yaşının artırılması gibi alışılmışın dışında birçok radikal kararlar alınması yoluna gidildi. Bununla beraber, özellikle Avrupa ülkelerinde, genel sağlık sigortası çerçevesinde alım güçlerini kullanan hükümetlerin (markalı ve jenerik) ilaç fiyatlarını ciddi oranlarda düşürmeleri ilaç şirketlerini genel anlamda güç durumda bıraktı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ise halen aktif olarak devam eden sağlık reformu çerçevesinde karşılaştırmalı etkililik (comparative effectiveness) ve maliyet-etkililik gibi eskiden pek konuşulmayan kavramlar gündemde öne çıkmaya devam etmekte. Bu da sağlık ekonomisi yöntemlerinin dünyanın en büyük ekonomisine sahip bu ülkede çok daha yaygın bir şekilde kullanılacağının kaçınılmaz olduğunun habercisi gibi görünmektedir. Her ne kadar ekonomik bazı göstergeler yönünü iyimsere çevirmiş olsa da, krizin getirdiği etkiler A.B.D sağlık sisteminde de hala yoğun olarak hissedilmeye devam etmekte ve özellikle MEDICARE ödemelerinde ciddi kısıtlamaların yapılması ve bunun doktorların gelirlerine olan olumsuz etkisi düzenli olarak gündeme gelmektedir.

Tüm bu gelişmeler, kaynakların eşitlikçi ve etkin kullanılması tartışmalarını alevlendirip, sağlık ekonomisinin temel kavram ve yöntemlerinin ve bunların sağlık sistemlerine uygulanmasının önemini daha da artırmıştır. Bu çerçevede hem ilaçların hem de diğer sağlık hizmetlerinin değere dayalı olarak fiyatlandırılması eğilimi giderek hız kazanmaktadır. Bu sayımızda, bu eğilimlere örnek oluşturan İngiltere’deki fiyatlandırma reformları Dr Nebibe Varol ve Dr Ömer Saka tarafından incelenip, bilgilerinize sunuldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü’nden Profesör Belgin Ünal ise sağlık ekonomisi değerlendirme yöntemlerinin vazgeçilmez araçlarından olan modelleme yöntemlerini başka bir açıdan değerlendirerek, bu yöntemlerin epidemiyolojik verilerin elde edilmesine nasıl yardımcı olabileceğini, basılmış gerçek örnekler vererek değerlendirdi. Son olarak, Omega grubundan Berk Özdemir, sağlık da dahil olmak üzere farklı sektörlerde geleceğe yönelik strateji ve politikaların geliştirilmesinde “Sistematik Gelecek Öngörü (Horizon Scanning) Teknikleri” ve bu tekniklerin potansiyel uygulamaları konusunda yaptığı araştırmayı da beğeninize sunuyor.

Keyifle okuyacağınız ümidiyle,

Doğan Fidan

Birey ve Toplum Sağlığı için Karar Verme Araçları: Epidemiyolojik Modeller

Prof. Dr. Belgin Ünal, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Toplum sağlığını geliştirmek halk sağlığının temel ilkesidir. Toplum, klinik ya da birey düzeyinde karar verici konumda olan kişiler bir sağlık sorununu çözmek için var olan yöntemler arasından en iyi girişimi seçmek durumunda kalmaktadırlar. Ancak kısıtlı kaynak, zaman ve bilgi, karar verme sürecini karmaşık hale getirmektedir. Bir girişim seçilirken hedef nüfusun büyüklüğü, hastalığın prevalansı ve girişimin etkinliği ile maliyeti dikkate alınmalıdır (1). Ancak uygulamada bu pek kolay olmamaktadır. Epidemiyolojik araştırmalar arasında neden-sonuç ilişkisini en iyi incelediği düşünülen randomize kontrollü çalışmalar bile sayılan parametrelerin çoğunu aynı anda ele alamamaktadırlar. Epidemiyolojik modellerin üstünlüğü, karar vericilere bu noktaları aynı anda dikkate alarak farklı girişim seçeneklerini inceleme olanağı vermesinden gelmektedir.

Birey ve Toplum Sağlığı için Karar Verme  Araçları: Epidemiyolojik Modeller

İngiltere’de Yeni PPRS Reformu ve Değere-Dayalı Fiyatlandırma Sistemi

Nebibe Varol, London School of Economics and Political Science

Ömer Saka, King’s College London

Genel sağlık finansmanı kapsamı içinde düşünüldüğünde ilaç harcamalarının sağlık harcamaları içindeki payı ve ilaç fiyatlandırması sık tartışılan ve araştırılan konulardandır.

Kişi başına düşen yıllık ilaç harcamalarının artış eğilimi içerisinde olması nedeniyle (Şekil 1) Türkiye’de de bu tartışmalar ciddi bir şekilde yapılmakta ve dünyada uygulanan birçok fiyatlandırma modelinin işlerliği incelenmektedir.

Konu ilaç harcamaları ve fiyatlandırması olduğunda İngiltere bu konuda en ileri yöntemsel gelişimin yaşandığı ülkelerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İngiltere’de sağlık ekonomisi alanında son dönemde en çok yankı uyandıran konulardan biri …

Son sayıdaki yazılar için abonelik gerekmektedir

Sistematik Gelecek Öngörü Teknikleri (Horizon Scanning)

Berk Özdemir, Omega Araştırma

Sistematik gelecek öngörü teknikleri-Horizon Scanning, geleceğe yönelik strateji ve politika geliştirilmesini ve akılcı kararlar verilmesini sağlamak için kullanılmaktadır. Sistematik gelecek öngörü tekniklerinin amacı, yeni ve değişen risk ve fırsatlara karşı sistemli bir şekilde hazırlıklı olmak, bu değişimleri önceden tahmin etmek ve tanımlamaktır. Yeni gelişmekte olan bu kavramın diğer bir amacı ise kaynakların dağılımı ve mevcut öncelikler üzerine ortaya çıkan yeni önerileri göz önünde bulundurup karar alma süreçlerine destek olmaktır.

Sağlık sisteminde sistematik gelecek öngörü teknikleri yeni geliştirilen teknolojileri önceden değerlendirmek, bunların sağlığa, ekonomiye, topluma ve sağlık sistemine etkilerini tahmin etmek ve sağlık otoritelerini bilgilendirmek için kullanılmaktadır. Örneğin bulaşıcı hastalıklara karşı gelecekte hazırlıklı olmak üzere bir çalışma planlandığında seçeneklerimizin neler olduğunu ve bu seçeneklerin neleri gerektirdiğini önceden belirlemek gerekmektedir.

Son sayıdaki yazılar için abonelik gerekmektedir

ISOQOL – International Society for Quality of Life Research (Uluslararası Yaşam Kalitesi Araştırmaları Derneği)

 

Uluslararası Yaşam Kalitesi Araştırmaları Derneği (International Society for Quality of Life Research-ISOQOL) 1993 yılında kurulan, merkezi Washington’da bulunan uluslararası bir dernektir. ISOQOL başkanlığını şu an Diane Fairclough yürütmektedir.

ISOQOL’ün görevi etkin müdahaleleri tanımlamak, sağlık hizmetlerinin kalitesini ve toplumların sağlık düzeylerini arttırmak için yaşam kalitesi ile ilişkili bilimsel sağlık çalışmalarını ve hasta merkezli diğer sonuçları/çıktıları geliştirmektir. ISOQOL sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi ölçümünün kavramsallıktan uygulamaya ve pratiğe geçişine katkıda bulunmaktadır.

Son sayıdaki yazılar için abonelik gerekmektedir

SAYKAD (Sağlıkta Yaşam Kalitesi Derneği)

Sağlıkta Yaşam Kalitesi Derneği (SAYKAD), Türkiye’de bu alanda kurulmuş ilk ve tek dernek olarak etkinliklerini sürdürmektedir.

Derneğin tüzüğünde de yer alan amaçları, “Sağlıkta Yaşam Kalitesi (SYK)” kavramının toplum içinde gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak; sağlık alanında kullanılmakta olan korunma, tanı, tedavi ve rehabilitasyon teknolojilerini yaşam kalitesi açısından değerlendirmek ve toplumun yaşam kalitesi düzeyini belirlemeye ve geliştirmeye yönelik bilimsel etkinlikler yürütmektir. Derneğin merkezi İzmir’de bulunmaktadır. 2002 yılında kurulmuş olan derneğin ilk başkanı merhum Prof. Dr. Hüray Fidaner’dir. Halen başkanlık görevini Prof. Dr. Erhan Eser yürütmektedir.

Son sayıdaki yazılar için abonelik gerekmektedir

Quality of Life Research

Quality of Life Research, “International Society of Quality of Life Research” (ISOQOL) tarafından her yıl 10 sayı olarak yayımlanmaktadır. Uluslararası ve multidisipliner bir dergi olan Quality of Life Research tüm sağlık bilimlerinde yaşam kalitesi ile ilgili özgün araştırmaların bildirileri, teorik makaleler ve metodolojik raporlar sunmaktadır. Dergi ayrıca yayıncı kuruma ait yazılar, literatür ve kitap derlemeleri, yazışmalar ve konferans özetleri de yayımlamaktadır.

Son sayıdaki yazılar için abonelik gerekmektedir

DALY (İşlev Kaybına Uyarlanmış Yaşam Yılı)

DALY (İşlev Kaybına Uyarlanmış Yaşam Yılı -Disability Adjusted Life Years), hastalık yükü hesaplamalarında kullanılan bir ölçektir.

Harvard Üniversitesi araştırmacıları C. J. Murray ve A. D. Lopez tarafından geliştirilen DALY kavramı, ilk kez 1990 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayınlanan “Global Hastalık Yükü” çalışmasında tanımlanmış, bunun sonrasında da özellikle DSÖ ve Dünya Bankası tarafından desteklenen benzeri çalışmalarda yaygın olarak kullanılmıştır. Ülkemizde de 2005 yılında tamamlanan Ulusal Hastalık Yükü Çalışması’nda DALY ölçütü kullanılmıştır.

Son sayıdaki yazılar için abonelik gerekmektedir