Ar-ge’cilerden araştırmacılara ipuçları

Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri’nde konuşan dünya çapında ünlü kuruluşların Ar-Ge sorumluları, deneyimlerini araştırmacılarla paylaşırken gelecekle ilgili bazı tavsiyelerde de bulundu.

Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri’nde konuşan dünya çapında ünlü kuruluşların Ar-Ge sorumluları, deneyimlerini araştırmacılarla paylaşırken gelecekle ilgili bazı tavsiyelerde de bulundu.

Üniversitenin Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlediği Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri’nde, ‘Sektörel Ar-Ge Çalışmalarının Bugünü ve Gelecekte Göstereceği Gelişim’ başlıklı çalıştaya, Sabancı Üniversitesi Araştırma ve Lisansüstü Politikaları Direktörü Prof. Dr. Hasan Mandal, BOSCH Bursa Ar-Ge Kısım Müdürü Murat Kocaçınar, Yeşim Tekstil Ar-Ge Müdürü Fahri Yibar, May-Agro Tohumculuk AŞ Ar-Ge Direktörü Dr. Geofrey Thomas, Pfizer İlaç Sanayi Klinik Araştırma Bölümünden Pelin Taplamacıoğlu katıldı.

Sabancı Üniversitesi Araştırma ve Lisansüstü Politikaları Direktörü Prof. Dr. Hasan Mandal, dünya ülkelerinin ve Türkiye’nin bundan sonra gıda, temiz su, sağlık, güvenlik, temiz enerji, çevre, demografik değişimler, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, küresel ısınma, sürdürülebilir gelişme gibi küresel sorunları dikkate alarak kendine politika ve stratejiler belirlemesi gerektiğini söyledi. Sanayi kuruluşlarının geçirdiği evrimi anlatan Mandal, “1960’lar ÜRETİM üstünlüğü ile rekabet, 1970’ler maliyet üstünlüğü ile rekabet, 1980’ler kalite üstünlüğü ile rekabet, 1990’lar hız üstünlüğü ile rekabet, 2000’ler bilgi üstünlüğü ile rekabet, 2010’lar bilgi üstünlüğü ile rekabet.” şeklinde özetledi.

DPT’nin 2004-2010 yılları arasında mükemmeliyet merkezlerine 1.4 milyar TL yatırım yaptığını, ancak işletim modelleri olmadığı için şu anda 171 merkezin verimli çalışmaktan uzak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hasan Mandal, araştırma merkezleri ile özel sektör arasındaki işbirliğinin artması için halen mevzuat çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

“ÜNİVERSİTE ile SANAYİ AYRI DÜNYALARIN İNSANI”
Üniversite-sanayi işbirliğinde rektörün sanayicilerle sürekli iletişim halinde olmasının işbirliğini de sürekli kıldığını vurgulayan Prof. Dr. Mandal, “Üniversite ile sanayi stratejik ortak mıdır, hayır, ikisi ayrı dünyaların insanlarıdır. Ama işbirliği yapmak zorundadır.” dedi. Mandal, işbirliğinin başarıyla devam etmesi için ‘Karşılıklı güven ve birbirlerinin beklenti ve ihtiyaçlarının farkında olmak, ilişkilerde saygı ve esneklik, tanımlı amaçlar ve roller, şeffaf bütçe ve fon temini ve kullanımı, üniversite tarafından düzenli ve esnek destekler sağlanması’ gerektiğine işaret etti.
Prof. Dr. Hasan Mandal, Anadolu Üniversitesi, TÜBİTAK ve seramik sanayicilerinin Eskişehir’de bir araya gelerek bunu başardıklarını dile getirerek, “Sanayiciler etkin ve sürükleyici olursa, kucaklayıcı bir üniversite olursa, yılmayan, alçak gönüllü, motivasyon sahibi, güven veren diyaloglar kurulursa başarı öyküsü yazılabiliyor.” ifadesini kullandı.

BOSCH Bursa Ar-Ge Kısım Müdürü Murat Kocaçınar da 2025 yılından sonra hibrit ve elektrikli araçların devrinin başlayacağını, ancak o zamana kadar benzinli ve dizel araçlar için enjektör yapmaya devam edeceklerini bildirdi. Kocaçınar, imalatla ilgili vasıfsız yatırımların Asya’ya kaydığını, nitelikli yatırımlar konusundaki yaklaşımlarının devlet politikalarıyla aynı olduğunu söyledi.

Pfizer İlaç Sanayi Klinik Araştırma Bölümü’nden Pelin Taplamacıoğlu, ilaç sektöründe yeni ürün geliştirmenin uzun zaman aldığını ve oldukça maliyetli bir iş olduğunu anlattı. Ar-Ge harcamalarının yüzde 14.3’ünün ilaç sektörüne ait olduğuna dikkat çeken Taplamacıoğlu, “Yeni bir ilacın keşfi 10-15 yılı buluyor ve ortalama 1.3 milyar dolara mal oluyor. Yatırımın yüzde 50’si klinik araştırmalara gidiyor.” diye belirtti. 2010 yılında dünyada 127 milyar doların ilaç Ar-Ge’si için harcandığını, Türkiye’de ise bu rakamın 50 milyon dolar olduğunu söyleyen Taplamacıoğlu, “Türk ilaç sektörü, uygun koşullar sağlandığında birçok fırsatı faydaya dönüştürecek potansiyele sahip. Klinik araştırmalar Doğu Avrupa ve Asya’ya kayıyor, Türkiye var olan potansiyelini kullanamıyor. Yönetmelik değişiklikleri nedeniyle çok sıkıntılar yaşadık ve şu anda AB ile uyumlu bir yasa çıktı ve bundan sonra klinik çalışmaların hızlanacağını umuyoruz.” diye konuştu.

Kaynak: Cihan